Kamasutra hakkında herşey

Arzu Uyandırma Yolları « Cezbetmeye Dair

Eğer bir erkek bir Kastini, yani fil kadını tatmin edemezse, tutkusunu uyandırmak için birçok yola başvurur. En başta eli ya da parmaklarıyla yenisini ovmalı ve kadın uyarılana veya zevk alana kadar cinsel ilişkiye girmemelidir. Bu bir kadını uyarma yoludur.

Ya da belirli Apadrayavlardan yani yoniye uyması için üstüne veya çevresine yerleştirilerek lingamın uzunluğunu ya da kalınlığını arttıracak şeylerden yararlanmalıdır. Babravya'ya göre, bu Apadravyalar altın, gümüş, bakır, demir, fildişi, bufalo boynuzu, farklı çeşitte odun, kalay veya kurşundan yapılmış, yumuşak, soğuk, cinsel gücü arttırıcı ve amaca uygun olmalıdır. Bununla birlikte Vatsyayana, bunların her bireyin doğal beğenisine göre olması gerektiğini söyler.

Apadravya çeşitleri şunlardır:

(1). "Kolluk" (Yalaya), lingamla aynı büyüklükte ve yüzeyi küreciklerle kaplı olmalıdır.

(2). "İkili" (Sanghati), iki kolluktan oluşur.

(3). "Bilezik" (Çudaka), lingam istenilen boyuta gelene kadar iki ya da daha fazla kolluğu birleştirerek elde edilir.

(4). "Tek bilezik" lingamın büyüklüğü göz önünde bulundurularak çevresine tek bir tel sarılmasıyla elde edilir.

(5). Kantuka ya da Talaka iki ucu açık, ortasından delik geçen, dışı pürüzlü ve yumuşak küreciklerle kaplanmış ve yoninin yan yüzeylerine uygun yapılmış, bele bağlanan bir borudur.

Böyle bir şey bulunamadığında, fılelmasından ya da su kabağının boru biçimindeki sapından ya da yağ ve bitki özleriyle yumuşatılmış bir kamış bele iple bağlanarak ya da yumuşak tahta parçaları dizisiyle bağlanmış olarak kullanılabilir.

Yukarıdaki şeyler lingam ile ya da lingamın yerine kullanılabilir.

Güney ülkelerindeki insanlar gerçek cinsel zevkin lingam delinmeden alınmayacağını söylerler. Bu yüzden bir bebeğin küpe için kulak memesini deler gibi lingamı delerler.

Genç bir erkek lingamını deldiğinde, keskin bir aletle delmelidir. Sonra kan akmaya devam ettikçe suya tutmalıdır. Acı da verse, deliği temizlemek için geceleyin cinsel ilişkide bulunmalıdır. Bundan sonra deliği kaynatılmış özlerle yıkamaya devam etmeli ve içine küçük kamış parçaları ve wrightia antidysenterica koyarak boyunu büyütmelidir. Böylece yavaş yavaş lingamın ağzı büyütülür. Balla karıştırılmış meyan kökü ile de yıkanabilir. Deliğin genişliği simapatra bitkisinin meyve saplarıyla da büyütülebilir. Delik ayrıca çok az yağla da sıvanmalıdır.

Bir erkek lingamındaki deliğe birçok çeşitte Apadravya koyabilir. Örneğin "yuvarlak", "bir tarafı yuvarlak", "tahta havan", "çiçek", "kolluk", "balıkçıl kemiği", "fil kamçısı", "sekiz top birlikte", "bir tutam saç", "dört yolun kesiştiği yer" ile biçimleri ve kullanma alanlarına göre isimlendirilmiş benzeri şeyler. Tüm bu Apadravyalar gerektiği şekilde dışarı takılmalıdır.

Şimdi lingamı büyütme yollarından bahsedilecektir.

Bir erkek lingamını büyütmek isterse, ağaçlarda yaşayan bazı böceklerin kıllarıyla ovmalıdır. On gece boyunca yağla ovduktan sonra tekrar kıllarla ovmalıdır. Bu yapılmaya devam edilirse lingamda bir şişme meydana gelecektir. Daha sonra bir karyolaya yatarak bir delikten lingamın yataktan aşağı sarkması sağlanmalıdır. Bundan sonra soğuk karışımlarla lingamdaki şişliğin acısı alınmalıdır. "Suka" denen ve Dravida ülkesi insanları tarafından uygulanan yöntemle şişlik ömür boyu sürer.

Eğer lingama physalis fexuosa bitkisi, shavara- kandaka bitkisi, jalasuka bitkisi, patlıcan çiçeği, dişi bufalo yağı, hastricharma bitkisi ve vajrararsa bitkisinin suyu sürülürse bir aylık şişlik elde edilir.

Yukarıdakilerin yanı sıra kaynatılmış yağ sürerek yukarıdaki etki altı ay boyunca sürdürülür.

Lingamın genişletilmesi, uygun ateşte pomegranite, salatalık çekirdeği, valuka bitkisi, hastricharma bitkisi ve patlıcan suyu ile kaynatılmış yağ ile ovarak ya da nemlendirerek de sağlanır.

Ayrıca deneyimli ve güvenilir kişilerden diğer yollar da öğrenilebilir.

Çeşitli deneyler ve tarifler şöyledir:

(a). Eğer bir erkek milk hedge bitkisi ve kantaka bitkisi tozunu maymun dışkısı ve lanjalika bitkisinin toz haline getirilmiş köküyle karıştırır ve karışımı bir kadına atarsa, kadın bir daha başkasını sevmeyecektir.

(b). Eğer bir erkek cassia fistula ve eugenia jambolana meyvelerinin suyunu, soma bitkisi, vernonia anthelmintica, eclipta prostata ve lolopajihirkanın tozuyla karıştırarak koyulatır ve kadının yenisine sürerse, kadına olan aşkı cinsel birleşmeden sonra kaybolur.

(c). Eğer bir erkek, gopalika bitkisi, banupadika bitkisi ve sarı horoz ibiğinin çiçeği tozuyla karıştırılmış dişi bufalo sütünde banyo yapmış bir kadınla ilişkiye girerse aynı etki görülür,

(d). Nauclea cadamba, hog plum, eugenia jambolana çiçeklerinden yapılma bir merhem bir kadın tarafından kullanılırsa kadının artık kocasının hoşuna gitmemesi sağlanmış olur.

(e). Bir kadın yukarıdaki çiçeklerden yapılma kolyeler taktığında da aynı sonuç görülür,

(f). Asteracantha longifolio meyvesinden yapılma merhem Hastini yani fil kadının yonisinin bir geceliğine daralmasını sağlar.

(g). Nelumbrium speciosum, mavi nilüfer ve physalis flexuosa bitkisi tozlarının manda yağı ve balla karışımından elde edilen merhem Mrigi yani geyik kadının yenisini genişletecektir,

(h). Milk hedge bitkisi, soma bitkisi, calotropis gigantea'nın sütlü suyuna ve veronia anthelmintica meyvesinin suyuna batırılmış emblica myrabalons meyvesinden yapılma merhem saçı beyazlatır,

(ı). Madayantaka bitkisi, sarı horoz ibiği çiçeği, anjanika bitkisi, clitoria ternateea ve shlakshnaparni bitkisi köklerinin suyu losyon olarak kullanılınca saçı uzatırlar.

(i). Yukarıdaki kökleri yağda kaynatarak yapılan bir merhem, sürüldüğünde saçı siyah yapıp, dökülen saçı da yavaş yavaş yerine getirtecektir,

(j). Beyaz bir atın erbezinin terinde yedi kere bekletilen lak kırmızı bir dudağa sürülürse dudak beyaz olacaktır.

(k). Dudakların rengi madayantika ve (1) şıkkındaki bitkilerle tekrar kazanılabilir.

(l). Bir kadın bir erkeğin, bahupadika bitkisi, tabernamontana coronaria, costus speciosus ya da arabicus, pinus deodora, euphorbia antiquorum, vajra ve kantaka bitkilerinin suyuyla kaplanmış bir kamış düdüğü çaldığını duyarsa onun kölesi olur.

(m). Eğer alıç ağacının meyvesiyle (Dathura) yemek yenirse sarhoş olunur.

(n). Eğer suya, yağ ve kuşa otu dışında herhangi bir otun külü karıştırılsa rengi süt rengine dönüşür.

(o). Sarı beliler, hog plum, shrawana bitkisi ve priyangu bitkilerinin hepsi ezilip demir çanaklara sürülürse tüm çanaklar kırmızı olur. (ö). Bir lamba, shrawana ve priyangu bitkilerinden çıkarılmış yağla temizlenip, kumaştan ve ölü yılan derisinden yapılma fitili yakılıp yanına uzun tahta parçaları konunca, bu tahta parçaları birçok yılanı hatırlatır.

(p). Beyaz yavrusu olan beyaz bir ineğin sütünü içmek uğur getirir, ün yaratır ve yaşamı korur,

(r). Saygıdeğer Brahmanların çok yatıştırıcı olan duaları da aynı sonucu verir.

Konu hakkında bazı özlü sözler vardır:

"Eski yazarların metinlerini okuyup, orada anlatılan zevk yollarını izleyerek birkaç kelimeyle 'Aşk Bilimi'ni yazdım."

"Bu bilimin gerçek prensiplerini bilen kişi, Darma, Arta, Kama'ya ve başkalarının öğretilerine önem verdiği kadar kendi deneyimlerine de önem verir. Bu eserde, aşk bilimi hatalarını bir yazar olarak belirttikten hemen sonra dikkatlice eleştirdim ve yasakladım."

"Bir harekete, salt bilim tarafından onaylanması gibi basit bir neden yüzünden hoşgörüyle bakılmamalıdır. Bilimin içerdiği kuralların belirli durumlar için geçerli olduğu hatırlanmalıdır. Kama Sutra, Babravya ve diğer eski yazarların eserlerini okuyup, söyledikleri kuralları tekrar düşünerek, Kutsal Kitabın eniklerine uygun olarak ve dünyanın yararına, Vatsyayana tarafından, yaşamını din öğrencisi olarak sürdürürken ve tamamen Tanrıça'yı düşünerek oluşturulmuştur."

"Kısaca, zeki ve sağgörülü, Darma ve Arta ve ayrıca Kama'ya kulak veren bir kişi, tutkularının esiri olmaksızın yapacağı her işte başarılı olur."

Sanat ve Bilimlere Dair « Vatsyayana Sutra

Kişinin Darma ve Arta'nın içerdiği sanat ve bilimlerin yanısıra, Kama Sutra'yı ve gösterdiği sanat ve bilimleri de öğrenmesi gerekir. Her genç bakire kızın, evlenmeden önce sanat ve bilimleriyle Kama Sutra'yı öğrenmesi gerekir. Evlendikten sonra da kocasının rızasıyla öğrenmeyi sürdürebilir.

Bazı bilgili insanlar bu noktaya itiraz ederler ve derler ki, "Hiçbir bilimi öğrenmelerine izin verilmeyen kadınların, Kama Sutra'yı da öğrenmemesi gerekir."

Ancak Vatsyayana'ya göre bu itiraz, kadınlar Kama Şastra'dan ya da Kama'nın kendisinden türetilmiş olan Kama Sutra'nın uygulanmasını zaten bildiklerinden dolayı geçerliliğini yitirmiştir. Üstelik, bir bilimi uygulamayı herkes bilse de, o bilimin temellendiği kural ve yasaları yalnızca birkaç kişinin bilmesi sadece burada değil, birçok şeyde de geçerlidir.

Böylece Yadnikalar yani adak adayanlar, gramer konusunda cahil olsalar da farklı tanrıçalara hitap ettiklerinde uygun sözcükleri kullanırlar. Ama bu sözcüklerin art arda nasıl dizildiğini bilmezler. Aynı şekilde astroloji biliminden haberdar olmayan kişiler astrolojiyle belirlenmiş uğurlu günlerde gerekenleri yaparlar.

Benzer bir şekilde, at ve fil sürücüleri hayvan eğitme biliminden habersiz olarak yalnızca pratikleriyle bu hayvanları eğitirler. Ve aynı şekilde uzak eyaletlerin halkları, krallığın yasalarına alışkanlıktan, yalnızca başlarında bir kral olduğundan başka neden gerekmeksizin kralın eniklerine uyarlar.

Prens ve rahip kızı olan bazı kadınlar ile genel kadınların Kama Şastra'da gerçekten hünerli olduklarını deneyimimizden biliyoruz.

Bu yüzden, bir kadının Kama Şastra'yı, en azından bir kısmını, güvenilir bir arkadaşıyla çalışarak öğrenmesi gerekir. Kama Şastra'nın bir kısmını oluşturan altmış dört sanatı tek başına çalışması gerekir. Hocasının şu kişilerden birisi olması gerekir: Bir dadının kendisiyle birlikte büyümüş ve evlenmiş kızı evlenmiş olmak koşulu tüm hocalar için geçerlidir ya da her konuda güvenilebilecek bir kız arkadaş ya da teyzesi ya da yaşlı bir hizmetçi ya da eskiden aileyle yaşamış bir kadın dilenci ya da her zaman için güvenilir olan kendi kız kardeşi.

Aşağıdakiler Kama Sutra'yla birlikte öğrenilmesi gereken sanatlardır:

1. Şarkı söyleme.
2. Müzik aletleri çalma.
3. Dans etme.
4. Dans ederken şarkı söyleyip müzik aleti çalabilme.
5. Yazma ve resim yapma.
6. Dövme yapma.
7. Bir putu pirinç ve çiçekle donatmak ve süslemek.
8. Çiçek yataklarını ve topraktaki çiçekleri yaymak ve düzenlemek.
9. Diş, giysi, saç, tırnak ve vücut boyama, üstüne resim yapma.
10. Vitray yapma.
11. Yatak yapma ve uzanmak için halı ve minderleri yayma sanatı.
12. Su ile dolu cam müzik kaplarını çalma.
13. Su kemerlerinde, sarnıçlarda ve su depolarında su saklama ve biriktirme.
14. Resim yapma, süsleme ve bezeme.
15. Kolyeleri, çelenkleri, başa takılan gül çelenklerini hazırlama.
16. Turban ve başa takılan çelenkleri bağlama ve çiçeklerden taç ve tepe düğümleri yapma.
17. Gösteriler yapma. Oyun oynama.
18. Kulak süsleri yapma sanatı.
19. Parfüm ve koku hazırlama sanatı.
20. Mücevherlerin, süslerin ve giysideki süsün uygun düzenlenmesi.
21. Sihir ya da büyü.
22. Becerilerde el çabukluğu.
23. Yemek pişirme ve aşçılık gibi mutfak sanatı.
24. Uygun tat ve renkte limonatalar, şerbetler, mayhoş içkiler ve alkollü özler yapma.
25. Terzilik işleri ve dikiş dikme.
26. İplik ve bükülmüş iplikle papağan, çiçek, sorguç, püskül, salkım, kabartma, topuz vs. yapma.
27. Bilmeceleri, muammaları, örtülü konuşmaları, sözlü bulmacaları ve karışık soruları çözme.
28. Söz tekrarlamaktan oluşan, birisi bitirir bitirmez diğerinin, son konuşmacının sözünün son harfiyle başlayan başka bir söz söylemek zorunda olduğu bir oyun. (Söyleyemeyen kaybeder ve bir tür ceza ödemek zorunda bırakılır.)
29. Taklit ya da benzetme sanatı.
30. Tilavetle ve belirli bir makamla okuma.
31. Söylenmesi zor cümleleri öğrenme. En çok kadınlar ve çocuklar tarafından oynanır. Zor bir cümlenin verilmesiyle başlanır. Hızla tekrar edildiğinde çoğu zaman sözcüklerin yeri değişir ve kötü anlama gelir.
32. Kılıç, tek sopa, dörtte bir değnek, yay ve okla çalışma.
33. Sonuçları söze dökmek, akıl yürütme ve anlama.
34. Marangozluk.
35. Mimari yani bina yapma sanatı.
36. Altın ve gümüş paralar, mücevherler ve kıymetli taşlar hakkında bilgi.
37. Kimya ve mineraloji.
38. Mücevherleri, kıymetli taşları ve boncukları boyama.
39. Madenler ve ocaklar hakkında bilgi.
40. Bahçıvanlık; ağaç ve bitki yetiştirmeyi, hastalıklarını ve yaşlarını belirlemeyi bilme.
41. Horoz, bıldırcın ve koç döğüştürme sanatı.
42. Papağanlara ve sığırcık kuşlarına konuşmayı öğretme sanatı.
43. Vücuda kokulu merhemler sürme, yağlar ve parfümlerle saça şekil verme ve saç örme sanatı.
44. Şifreyle yazılanı anlama ve ilginç biçimlerde yazma sanatı.
45. Sözcük yapılarını değiştirerek konuşma sanatı. (Çeşitli biçimlen vardır. Sözcükleri baştan sona söyleyenler olduğu gibi, bazıları da bir sözcüğün her hecesinin arasına gereksiz harfler ekleyerek konuşur.)
46. Dili ve lehçelerini bilme.
47. Çiçek sepeti yapma sanatı.
48. Gizemli diyagramlar düzenleme, büyü ve muska söyleme ve bileklik bağlama sanatı.
49. Bir parçası verilen mısra ya da kıtaları tamamlamak gibi zihinsel egzersizler; ya da değişik şiirlerden gelişigüzel mısralar verildiğinde bütün bir siki anlamlı olarak tamamlamak için bir, iki veya üç satır eklemek; ya da seslileri sessizlerden ayırma veya tamamını bir araya getirme yoluyla bir şiirin düzensizce yazılmış sözcüklerini düzenlemek; ya da işaret ve simgelerle gösterilen tümceleri şike veya düz yazıya dönüştürmek. Daha bir sürü böyle egzersiz vardır.
50. Şiir yazma.
51. Sözlük ve sözcük bilgisine vakıf olma.
52. Kişilerin görünüşlerini değiştirme ve gizleme yollarına vakıf olma.
53. Nesnelerin görünüşlerini değiştirme sanatına vakıf olma; pamuğa ipeksi, kaba ve sıradan şeylere iyi ve güzel görünüm vermek gibi.
54. Değişik kumar oynama yolları.
55. Mantra ve büyü yoluyla, başkalarının mülküne sahip olma sanatı.
56. Gençlik sporlarında ustalık.
57. Toplumun kurallarını ve başkalarına nasıl saygı gösterileceğini ve iltifat yapılacağını bilme.
58. Savaş sanatını, silahları, orduları bilme.
59. Jimnastik bilme.
60. Yüz hatlarından bir insanın karakterini anlama sanatı.
61. Şiirin kurallarına uymayı ve şiir kurmayı bilme.
62. Aritmetik oyunların bilme.
63. Yapay çiçekler yapma.
64. Kilden figürler ve heykeller yapma.

İyi huylu, güzel ve diğer iyi niteliklere sahip ve yukarıdaki sanatlarda da usta olan bir genel kadın, Ganika yani yüksek nitelikli genel kadın adını alır ve erkekler meclisinde şeref konuğu olur. Üstelik, her zaman kraldan saygı görür, bilge insanlarca övülür ve her yerde aranan biri olur; genel bir ilgi görür. Bir kralın kızı, bir rahibin kızı yukardaki sanatları öğrenmişse kendisinin yanı sıra başka binlerce eş söz konusu olsa da kocasının gözdesi olabilir.

Aynı şekilde, bir kadın kocasından ayrılmış ve kötü duruma düşmüşse, yabancı bir ülkede olsa bile, bu sanatlara ilişkin bilgisi aracılığıyla kendisini kolayca geçindirebilir. Bu sanatların yalın bilgisi bile, bu sanatların uygulanması söz konusu olmasa da bir kadını çekici kılar. Bu sanatlarda usta olan, konuşkan ve âşıkane davranma ve söz söyleme sanatını doğrudan bilen bir erkek, onları yalnızca kısa bir süre önce öğrenmiş olsa bile, kadınların kalbini hemen kazanır.

Opariştaka (Ağız Seksi) « Cinsel Birleşmeye Dair

Hadımlar iki türlüdür: Erkek kılığına girenler ve kadın kılığına girenler. Kadın kılığına giren hadımlar giysileriyle, konuşmalarıyla, jestleriyle, ürkeklikleriyle, sadelikleriyle, yumuşaklıklarıyla ve utangaçlıklarıyla kadınları taklit ederler. Kadınların jaganası yani orta kısımlarına yapılanlar bu hadımların ağızlarında yapılır.

Buna opariştaka denir. Bu hadımlar hayallerindeki arzuları ve canlılıkları bu çeşit birleşmeyle elde ederler ve zevk kadınları gibi yaşarlar. Kadın kılığındaki hadımlarla ilgili şeyler bundan ibarettir.

Erkek kılığındaki hadımlar arzularını gizlerler. Bir şey yapmak istediklerinde köpükleyici gibi davranırlar. Köpükleme bahanesiyle erkeğin kalçalarını kendine doğru çeker ve okşarlar. Erkeğin lingamının kalktığını görürse elleriyle sıkar ve erkekle şakalaşırlar. Hadımın niyetini anlayan erkek bir şey söylemezse hadım kendi isteğine göre davranır ve birleşmeyi başlatır. Birleşmeyi eğer erkek emrederse hadım bunu reddeder ve ancak zorlukla kabul eder.

Aşağıdaki sekiz şey hadım tarafından sırasıyla yapılır:

Hafif birleşme.
Yanlarını ısırma.
Dışarı çekme.
İçeri bastırma.
Öpme.
Ovma.
Mango meyvesini emme.
Yutma.

Bunların her birinin sonunda, hadım durma isteğini belirtir. Biri sona erince erkek başka bir şey daha yapmasını ister. Böylece yukarıdakiler birbirini izler.

(1). Hadım elleriyle erkeğin lingamını tutup dudakları arasına koyarak ağzım oynatır. Buna "hafif birleşme" denir.

(2). Hadım parmaklarını bir bitki ya da çiçek kökünü tutar gibi birleştirerek lingamın dibini kavrar, dişlerini de kullanarak yanlarına dudaklarıyla bastırır. Buna "yanlarını ısırma" denir.

(3). Hadım devam etmesi istendiğinde sıkıca kapalı dudaklarıyla lingamın dibine kadar bastırır ve sonra dışarı doğru çeker. Buna "dışarı çekme" denir.

(4). Devam etmesi istendiğinde lingamı ağzına daha çok alarak dudaklarıyla bastırır ve sonra dışarı çıkarırsa buna "içeri bastırma" denir.

(5). Lingamı elinde tutarak alt dudağı öper gibi öperse buna "öpme" denir.

(6). Öptükten sonra diliyle her yanına dokunur ve dilini lingamın sonuna kadar gezdirirse buna "ovma" denir.

(7). Aynı şekilde lingamın yarısını ağzına alıp, sert bir şekilde öpüp, emerse buna "mango meyvesini emme" denir.

(8). Ve son olarak erkeğin onayıyla hadım tüm lingamı ağzına alır ve yutacakmış gibi sonuna kadar bastırır. Buna "yutma" denir.

Vurma, tırmalama ve diğer şeyler de bu çeşit birleşmede yapılabilir.

Opariştaka ayrıca iffetsiz ve şehvet düşkünü kadınlar, hizmetçiler ve evli olmayıp köpükleme ile geçinenler tarafından da uygulanır.

Açaryalara (yani eski ve saygıdeğerlere) göre opariştaka bir erkeğin değil bir köpeğin işidir çünkü bayağı bir uygulama olup Kutsal Kitabın emirlerine aykırıdır.

Ayrıca erkeğin kendisi, lingamını hadımların ve kadınların ağzıyla ilişkiye soktuğu için acı çeker. Ama Vatsyayana'ya göre Kutsal Kitabın emirleri zevk kadınlarıyla olanları etkilemez ve opariştakanın uygulanmasını sadece kadınların evli olması durumunda yasaklar. Erkeğin zararı ise kolayca tedavi edilebilir.

Doğu Hindistan'da insanlar opariştaka uygulayan kadınlarla birlikte olmazlar. Ahiçatra halkı bu kadınlarla birlikte olur ama ağızla ilgili bir şey yapmazlar.

Saketa halkı bu kadınlarla her çeşit ağız ilişkisinde bulunurken Nagara halkı ağız dışındaki şeyleri uygularlar.

Şurasena ülkesinin (Jumna'nın güney kesimi) insanları çekinmeksizin her şeyi uygularlar. Çünkü kadınların tabiat itibarıyla temiz olmadıklarını, hiç kimsenin kadınların karakterleri, saflıkları, tavırları, yaptıkları, surları ya da konuşmaları hakkında emin olamayacağını söylerler.

Bununla birlikte kadınlar bu sebeple bırakılamazlar çünkü saf olarak niteledikleri dinsel kurallar bir ineğin memesinin sağılma sırasında temiz olduğunu söyler. Oysa Hindular bir ineğin ve buzağının ağzının pis olduğunu düşünürler. Bir köpeğin avlarken ısırdığı geyik temizdir, ama dokunduğu yemek çok pis kabul edilir.

Bir kuşun ağaçtan düşmesine sebep olduğu meyve temiz kabul edilirken kargaların ve öteki kuşların yediği şeyler pis kabul edilir. Bir kadının ağzı cinsel ilişki sırasında öpüşme gibi şeyler için temizdir. Vatsyayana tüm bunların aşkla ilgili olduğunu, herkesin ülkesinin geleneklerine ve kendi isteğine göre davranması gerektiğini söyler.

Bu konuya ilişkin bazı özlü sözler vardır:

"Bazı erkeklerin hizmetkârları efendileriyle ağız seksi yaparlar. Bu birbirlerini iyi tanıyan bazı yurttaşlar arasında da yapılır. Haremdeki bazı kadınlar şehvetli oldukları zaman, birbirlerinin yonilerine ağız seksi uygularlar. Yoniyi öpme ağzı öpme gibidir. Bir erkekle kadın birbirlerine ters yani birinin başı diğerinin ayaklarına gelecek şekilde yatarlarsa buna "karga birleşmesi" denir."

Böyle uygulamalar için zevk kadınları iyi niteliklere sahip, açık görüşlü ve zeki erkekleri bırakıp, köleler ve fil sürücüleri gibi düşük seviyeli kişilere bağlanırlar. Opariştaka yani ağız seksi hiçbir zaman bilge bir Brahman, devlet işi gören bir rahip ya da iyi bilinen bir erkek tarafından yapılmamalıdır. Çünkü bu uygulama Şastralar tarafından serbest bırakılsa da, yapılması için bir neden yoktur ve yalnızca özel durumlarda uygulanmalıdır.

Örneğin köpek etinin tadı, gücü ve sindirimsel nitelikleri tıp kitaplarında geçer ama bu, bilge kişilerin yemesini gerektirmez. Aynı şekilde bu uygulamalardan yararlanabilecek bazı yerler, erkekler ve zamanlar vardır. Bu yüzden bir erkek yere, zamana ve uygulanacak ilişkiye, ayrıca kendi doğasına uygun olup olmadığına dikkat etmelidir.

Sonra şartlara göre bu ilişkileri uygulayabilir ya da uygulamayabilir. Bunlar gizlice yapıldığından ve erkeğin aklı kaypak olduğundan bir insanın belirli bir zamanda bir amaç için ne yapacağı nasıl bilinebilir ki.