Kur Yapma ve Hareketler « Kadını Elde Etme
İyi niteliklere sahip fakir bir erkek, orta düzeyde niteliklere sahip aşağı düzeyde bir aileden gelen bir erkek, zengin bir komşu ile babası, annesi ya da kardeşlerinin etkisi altında olan biri, kızın kendisini sevmesi ve saygı duyabilmesi için çocukluğundan kurtarmadan evlenmemelidir.
Ana babasından ayrı, amcasının evinde yaşayan bir genç, amcasının kızını ya da başka bir kızı, başkasıyla nişanlanmış olsa da elde etmeye çalışır. Gotakamuka'ya göre bu çeşit kız elde etme yolu istisna değildir. Çünkü diğer evlilik şekilleri gibi bununla da Darma elde edilir.
Bir genç sevdiği kıza kur yapmaya başladığında, kızla zaman geçirip onu çeşitli oyunlar, yaşına ve samimiyetlerine uygun eğlencelerle eğlendirmelidir. Bunlar çiçek toplamak, çiçek taçları yapma, evcilik, yemek pişirme, zar oyunları, kâğıt oyunları, tek ve çift oyunu, orta parmağı bulma oyunu, altı taş oyunu, ayrıca ülkede yaygın olan ve kızın karakterine uygun çeşitli oyunlar olabilir.
Ayrıca saklambaç, tohumlarla oynama, buğday saklama ve arama, körebe, jimnastik hareketleri gibi birden çok kişiyle oynanan benzer çeşitteki oyunlar kızın arkadaşları ve hizmetçilerle birlikte oynanır. Erkek kızın güvenilir bulduğu her kadına çok kibar davranmalı, ayrıca yeni kişilerle tanışmalıdır. Ama hepsinden öte bakıcısının kızını ince davranışlar ve ufak hizmetlerle kendisine bağlamalıdır.
Çünkü eğer bakıcının kızı elde edilirse, erkeğin huyunu öğrense bile bir engel çıkarmaz. Hatta bazen erkekle kızın birleşmesini bile sağlayabilir. Erkeğin gerçek karakterini bilse de kızın ana babasına ve akrabalarına erkeğin mükemmel niteliklerinden bahseder. Bunu erkek istememiş olsa da yapar.
Erkek kızın en çok hoşuna giden şeyleri yapmalı ve sahip olmak istediklerini almalıdır. Diğer kızların bilmediği oyuncakları kıza getirmelidir. Kıza ayrıca birçok renklerle boyanmış bir top ve benzer çeşitteki ilginç şeyleri gösterebilir.
Kıza kumaş, tahta, fildişi, mum, un veya topraktan yapılma bebekler, yemek pişirmek için aletler, tahtadan yapılma erkek ve kadın, bir çift koç ya da keçi veya kuzu heykeli, değişik tanrıçalara adanmış toprak, bambu ya da tahta tapınaklar, papağan, guguk kuşu, sığırcık, bıldırcın, horoz ve keklik için kafesler, güzel biçimli su kapları, su fışkırtma aletleri, gitarlar, üstüne koymak için sehpalar, laka, kırmızı arsenik, sarı yağ, zincifır (zincifre/zencefil) ve göz damlası, sandal ağacı, safran, fındık ve fındık yaprakları vermelidir.
Böyle şeyler farklı zamanlarda verilir. Bazıları özel olarak, bazıları da herkesin önünde duruma göre verilir. Kısaca kızın, erkeği, yapılmasını istediği her şeyi yapmaya hazır biri olarak görmesi sağlanmalıdır.
Daha sonra erkek kızın kendisiyle özel olarak buluşmasını sağlamalıdır. Kıza gizlice armağan vermesinin nedeninin ikisinin de ana babasının hoşnutsuzluğuna yol açmamak olduğunu söyler. Kıza verdiği şeylerin başkaları tarafından fazlasıyla istendiğini de ekler.
Kız, aşkının arttığına dair işaretlerde bulunup, öyküler duymak isterse kıza uygun öyküler anlatmalıdır. Ya da gözbağcılığından hoşlanıyorsa kızı hokkabazlık hileleri ile şaşırtmalıdır. Ya da çeşitli sanatların uygulanımını seyretmeye istekliyse, erkek kıza kendi yeteneğini göstermelidir. Müziği seviyorsa kıza şarkı söylemeli; belirli günlerde ve ay ışığı festivalleri ve şenliklerine birlikte giderken, ve evden bir süre ayrı kalıp döndüğünde kıza çiçek demetleri, baş için çelenkler, kulak süsleri ve yüzükler verir. Çünkü böyle şeyleri vermek bu zamanlarda uygundur.
Kızın bakıcısının kızına erkekler tarafından uygulanan altmış dört zevk sanatını öğretmeli, böylece cinsel zevk sanatındaki becerisinden kızı haberdar etmelidir. Tüm bu zamanlarda iyi bir giysi giymeli ve olabildiğince iyi bir görüntü oluşturmalıdır. Çünkü kızlar birlikte yaşadıkları erkeğin yakışıklı, iyi görünüşlü ve iyi giyimli olmasını isterler. Kadınlar için, âşık olsalar bile sevdiklerini elde etmek için çaba göstermezler denirse de bu doğru değildir.
Bir kız aşkını daima şu işaretler ve hareketlerle dışa vurur:
Erkeğin yüzüne asla bakmaz ve yüzüne bakıldığında utanır. Bir bahaneyle kollarını ve bacaklarını erkeğe gösterir. Yanından uzaklaşınca gizlice erkeğe bakar. Erkek bir soru sorduğunda başını eğerek belirsiz kelimeler ve yarım cümlelerle yanıtlar. Erkekle uzun süre muhabbet etmekten hoşlanır. Erkekten uzak olduğunda ilgisini çekebilmek için özel bir tonla konuşur.
Erkeğin olduğu yerden ayrılmak istemez, farklı şeylere bakmasını sağlar. Muhabbetin uzun sürmesi için çok yavaş bir biçimde öyküler anlatır. Erkeğin önünde kucağında oturan bir çocuğu öpüp kucaklar. Kadın hizmetçilerinin alnına süs olarak işaretler çizer, âşığı varken hizmetçileri onunla şakacı bir havada konuştuklarında, seri ve nazik hareketler yapar. Âşığının arkadaşlarına güvenir, saygı duyar ve emirlerine uyar.
Erkeğin hizmetkârlarına kibar davranıp konuşur. Hanımefendileriymiş gibi işlerini gördürür. Başkaları âşığı hakkında öyküler anlattıklarında onları dikkatle dinler. Bakıcısının kızının isteğiyle erkeğin evine gider. Bakıcısının kızıyla birlikte erkekle muhabbet edip, oyun oynar.
Giyinmiş ve süslenmiş olmadığı zamanlar âşığının onu görmesine engel olur, bir kız arkadaşı aracılığıyla erkeğin görmeyi istediği bir süs, yüzük ya da çiçek demeti yollar. Her zaman erkeğin verdiği şeyleri giyer. Ana babası herhangi başka bir damattan bahsedince hevesi kırılır. Onun iddialarını destekleyen ve onun arkadaşlarından olanlarla ilgilenmez.
Bu konuda bazlı özlü sözler vardır:
"Kızın ona olan duygularını görmüş, bu duyguların dile geldiği hareketleri fark etmiş bir erkek kızla bir birleşme sağlamak için elinden geleni yapmalıdır. Genç bir kızı çocuk oyunlarıyla, yaşma ulaşmış bir küçük hanımı sanatlardaki becerisiyle ve onu seven bir kızı, güvendiği insanlarla ilişkiye geçerek elde etmelidir."
Isırmaya Dair « Cinsel Birleşmeye Dair
Üst dudak, ağzın içi ve gözler dışındaki her yer öpülebilir ve ısırılabilir. İyi dişlerin şu özellikleri taşıması gerekir: Bütün dişler birbirine eşit olmalı, hoşa giden bir parlaklığı olmalı, uygun oranda boyanabilmeli, kırık olmamalı ve uçları keskin olmalı.
Öte yandan diş etlerinden fırlamış olma, yumuşak, büyük ve aralı olma diş kusurlarındandır.
Aşağıdakiler değişik türden ısırmalardır:
Gizli ısırış.
Kabartan ısırış.
Nokta.
Nokta dizisi.
Mercan ve inci.
İnci dizisi.
Çözülen bulut.
Boğa ısırışı.
(1). Isırma, yalnızca derinin aşırı kızarmasından belli oluyorsa buna "gizli ısırış" denir.
(2). Deriyi her iki yandan bastırarak yapılan ısırışa "kabartan ısırış" denir.
(3). Derinin küçük bir kısmı yalnızca iki dişle ısırılmışsa buna "nokta" denir.
(4). Derinin küçük bir kısmı bütün dişlerle ısırılırsa buna "nokta dizisi" denir.
(5). Diş ve dudakla birlikte yapılan ısırışa 'mercan ve inci" denir. Dudak mercan, diş incidir.
(6). Bütün dişlerle yapılan ısırışa "inci dizisi" denir.
(7). Bir daire üzerinde birbirine benzemeyen izler bırakan ve dişler arasındaki boşluğun kopukluk olarak gözüktüğü ısırışa "çözülen bulut" denir. Bu göğüslere uygulanır.
(8). Birbirine yakın çok geniş bir dizi oluşturan ve kızarık kesiklikleri olan ısırışa "boğa ısırışı" denir. Bu göğüslere ve omuzlara uygulanır.
"Çözülen bulut" ve "boğa ısırışı" yoğun tutkulu insanlara özgüdür.
"Gizli ısırış", "kabartma ısırış" ve "nokta" alt dudağa uygulanır. "Kabartma ısırış" ve "mercan ve inci" yanağa uygulanır. Öpme, tırnaklarla bastırma ve ısırma sol yanağın süsleridir; bundan sonra yanak dediğimizde sol yanak anlaşılmalıdır. "Nokta dizisi" ve "İnci dizisi"nin her ikisi de gerdana, koltuk altına ve kalçaların birleşme yerlerine uygulanır.
Bir alnı mücevheri, bir küpe, bir demet çiçek, bir fındık yaprağı, tırnaklarla veya ısırmayla bırakılan bir iz üzerinden çok zaman da geçmiş olsa, sevilen kadına aitse, zevk arzusunun işaretleridir.
Böylece ısırma bölümü son bulur.
Bir erkeğin, ülkenin değişik bölgelerinden kadınlarla sevişmelerinde yapması serbest şeyler şunlardır.
Merkezi bölgelerin (yani Ganj ve Jumna arası) kadınlarının karakterleri soyludur. Utandırıcı uygulamalara alışkın değildirler, tırnaklarla bastırma ve ısırmadan hoşlanmazlar.
Balhika bölgesinin kadınları vurmayla kazanılırlar.
Avantika kadınları müstehcen zevklere düşkün olup duydukları zevki arttıracak hiçbir şeyden kaçınmazlar.
Maharaştra kadınları altmış dört sanatın uygulamalarına düşkündür. Birçok bölgede ağza alınmayan en açık saçık kelimelerle konuşur, kendileriyle aynı şekilde konuşulmasından da hoşlanırlar. Zevk tutkuları en yüksek düzeydedir.
Pataliputra (şimdiki Patna) kadınlarının doğası Maharaştra kadınlarınınkiyle aynıdır. Ama bunlar hoşlandıklarını açık açık değil gizlice yaparlar.
Dravida bölgesinin kadınları, cinsel zevk sırasında okşansa ve bastırılsa da, çok az gelirler, yani birleşmeleri çok yavaştır.
Vanavasi kadınları tutkularında ölçülüdür. Zevkin her türlüsünü denerler. Vücutlarını örtmekte çok hızlı davranırlar. Kaba, açık saçık sözcüklerden iğrenirler.
Avanti kadınları Öpüşmekten, tırnakla iz bırakmaktan ve ısırmaktan nefret ederler ama, değişik türden cinsel birleşmelere düşkündürler.
Malvva kadınları kucaklaşmadan ve öpüşmeden hoşlanırlar ama yaralamadan hoşlanmazlar; vurmayla kazanılırlar.
Abhira kadınları ve İndus ve Beş Irmak (yani Pancap) kadınları opariştaka yani ağız seksiyle kazanılırlar.
Aparatika kadınları tam tutkuludur ve yavaşça "Sit" sesi çıkarırlar.
Lat kadınları çok daha tutkuludur ve "Sit" sesini de çıkarırlar.
Stri Rajya ve Koşola (Oude) kadınlarının tutkuları tam anlamıyla şiddetlidir, boşalınca bol miktarda gelirler; tutku ve kudretlerini arttırıcı ilaçlar alırlar.
Audra kadınlarının vücutları narindir, zevk doludur; şehvetli zevklere düşkündürler.
Ganda kadınlarının da vücutları narindir ve konuşmaları tatlıdır.
Suvarnanaba sonuçta, birisinin doğasına uygun olanı kabul etmesinin bütün ülkenin kabul ettiğini benimsemesinden daha uygun olduğunu söyler. Böyle durumlarda bunlara ülkenin gariplikleri olarak bakılmaması gerekir. Bir ülkedeki değişik zevkler, giysiler ve sporlar zaman içinde başka ülkelerce ödünç alınmışsa bu durumda bunların asıl ait olduğu ülkeye göre değerlendirilmesi gerekir.
Yukarıda anılanlar arasında, kucaklaşma, öpüşme vs. önce tutkuyu arttırmak için yapılır; sonra da yalnızca eğlence ve değişiklik için yapılması gerekir.
Bu konuya ilişkin olarak şöyle bir özlü söz vardır: "Bir erkek bir kadını kuvvetle ısırdığında, kadının kızması ve iki kat kuvvetle aynısını yapması gerekir. Yani "nokta"ya "nokta dizisi"yle, "nokta dizisi"ne "çözülen bulut"la karşılık verilir. Eğer kadın çok kızmışsa erkekle bir aşk kavgasına tutuşması gerekir.
Böyle bir durumda kadının, âşığını saçlarından kavrayarak kafasını aşağı eğmesi ve alt dudağını öpmesi gerekir; ve bunların sonunda da zevkten kendinden geçmiş bir halde gözlerini kapatması ve erkeği değişik yerlerinden ısırması gerekir. Gündüzleri ve halka açık gezinti yerlerinde bile, kadının âşığı ona, vücudunu mahvettiği yolunda herhangi bir işaret yaparsa kadının bunun karşısında gülümsemesi gerekir.
Sonra erkeği azarlıyormuşçasına yüzünü çevirmesi, erkeğin vücudunda bıraktığı izlere kızgın kızgın bakarak ona bunu göstermesi gerekir. Erkek ve kadının böyle birbirlerinin hoşuna gidecek şekilde davranması, yüz yıl geçse bile aşklarının azalmasını önleyecektir."
Günlük Yaşam « Vatsyayana Sutra
Böylece armağan olarak, ele geçirerek, satın alarak, emanet ya da atalarından miras yoluyla kazandığı zenginlikle bilgiye ulaşan erkeğin aile reisi olup bir yurttaş gibi yaşaması gerekir. Şehirde, büyük bir köyde, seçkin insanların semtinde ya da çoğu insanın gidip geldiği bir yerde ev alması gerekir.
Bu mesken suya yakın olmalı ve değişik amaçlar için değişik bölmeleri olmalıdır. Evin çevresinde bir bahçe, biri dış, diğeri iç olmak üzere iki odası olmalıdır. İç oda kadınlara tahsis edilmeli, zengin kokularla dinlendirici bir havası olan dış odada ise yumuşak bir yatak olmalı; bu yatak göze güzel görünmeli, temiz beyaz örtülü, ortası alçak, üzerinde çelenk ve çiçek buketleri -Doğal bahçe çiçekleri-, gölgeliği, biri baş kısmında diğeri ayak kısmında olmak üzere iki yastığı olmalıdır. Odada ayrıca bir çeşit sedir ve bunun baş kısmında bir tabure olmalıdır.
Gece için tabure; çiçekler, göz damlası ve hoş kokulu özler konmuş kavanozlar, ağız kokusu için kullanılan şeyler ve ağaç-kavunu ağacının kabuğunu koymanın yanı sıra hoş kokulu yağların konması için kullanılmalıdır. Sedirin yakınında yerde bir tükürük hokkası, içinde mücevher bulunan bir kutu, bir askıdan sarkan fildişi bir lut, bir resim tahtası, parfüm içeren bir kap, birkaç kitap ve yabani kadife çiçeğinden yapılma kolyeler bulunmalıdır.
Sedirin fazla uzağında olmamak üzere yerde, yuvarlak bir yastık, oyuncak el arabası ve zar oyunları için tahta olmalıdır. Dış odanın dışarısında kuş -Bıldırcın, keklik, papağan, sığırcık ve benzeri kuşlar- kafesleri ve yün eğirmek, oymacılık ve bu çeşit uğraşılar için özel bir yer olmalıdır.
Bahçelerde bir dönen salıncak ve bir normal salıncak, ayrıca çiçeklerle bezeli asma bir kameriye olmalı, bunun içine oturmak için yükseltilmiş bir çiçek tarhı konmalıdır.
Sabah kalkıp gerekli işleri -Doğanın çağrısına uymak her zaman için Hindularca sabahları yapılması gereken ilk iştir- yerine getiren evin reisi dişini fırçalamalı, vücuduna sınırlı miktarda yağlar ve kokular sürmeli, takılar takmalı, göz kapaklarına ve gözlerinin altına göz damlası sürmeli, dudaklarını alaktakayla -Laktan elde edilen bir renk- boyamalı ve aynada kendisine bakmalıdır.
Fındık yapraklarıyla birlikte ağıza güzel koku veren diğer şeyleri yedikten sonra her zamanki işlerini yerine getirmelidir. Her gün banyo yapmalı, vücudunu yağlarla ovmalı, üç günde bir köpük banyosu yapmalı (Müslümanlardan önce sabun bilinmezdi), dört günde bir yüzünü ve saçlarını, beş ya da on günde (On gün tüylerin makasa gelecek kadar uzaması için yeterli bir süredir) bir vücudunun diğer kısımlarını traş ettirmelidir.
Tüm bunlar mutlaka yapılmalı, koltuk altlarının teri alınmalıdır. Çarayana'ya göre yemekler, öğleden önce, öğleden sonra ve gece yenmelidir. Kahvaltıdan sonra, papağanlara ve diğer kuşlara konuşma öğretilmeli, horozlar, bıldırcınlar ve koçlar döğüştürülmelidir. Pitamardalar, Vitalar ve Viduşakalar (Bunlar Hindu dramasında bahsedilen genel karakterlerdendir; özellikleri daha sonra açıklanacaktır.) ile uğraşmaya az zaman harcanmalıdır.
Sonra öğle uykusuna (Öğle uykusuna yalnız gecelerin kısa olduğu yazın izin vardır.) yatılabilir. Bundan sonra giysilerini giyip takılarını takan evin reisi öğleden sonrasını arkadaşlarıyla muhabbet ederek geçirir. Akşam üstü şarkı söylenir. Bundan sonra evin reisi arkadaşlarıyla birlikte önceden dekore edilmiş ve parfümlenmiş odasında ona tutkun olan kadının gelişini beklemelidir.
Ya da ona kadın bir haberci yollar veya kendisi gider. Kadının evine gelmesinden sonra arkadaşlarıyla birlikte onu karşılamalı ve kadını sevgi dolu ve uygun bir muhabbetle eğlendirmelidir. Böylece o gün yapılması gerekenler sona ermiş olur.
Aşağıdakiler arada eğlence veya uğraşı olarak yapılacak şeylerdir:
1. Farklı tanrıçalar onuruna festivaller. (Bunlar Hindistan'ın tüm bölgelerinde çok yaygındır.)
2. Kadın ve erkeklerin birlikte katıldıkları toplantılar.
3. İçki partileri.
4. Piknikler.
5. Diğer sosyal uğraşılar düzenlemek.
FESTİVALLER
Bazı özel uğurlu günlerde bir yurttaşlar topluluğu Sarasvati'nin Tapınağı'nda bir araya gelir. Orada şarkıcıların ve şehre yeni gelmiş başka insanların yeteneği denenmeli ve ertesi gün mutlaka ödüllendirilmelidirler; bundan sonra toplananlar tarafından gösterilerinin beğenilip beğenilmemesine göre ya alıkonulur ya da yol verilirler.
Toplantı üyeleri mutlu zamanlarda olduğu kadar sıkıntılı zamanlarında da uyumlu hareket etmelidirler. Ayrıca toplantıya gelmiş olan yabancılara konukseverlik göstermek de bu yurttaşların görevidir. Yukarıda söylenenlerin, yürürlükte olan kurallara göre farklı tanrıçaların onuruna düzenlenebilecek tüm diğer festivallere uygulanacağı bilinmelidir.
SOSYAL TOPLANTILAR
Aynı yaş, konum ve yetenekteki, aynı uğraşıdan hoşlanan ve aynı eğitime sahip erkekler, genel kadınlarla ya da yurttaşlar topluluğunda ya da aralarından birinin evinde oturup birbirleriyle uygun konuşmalar yapıyorlarsa buna arkadaşlarla oturma ya da sosyal toplantı denir. Konuşmanın konularını, başkaları tarafından söylenmiş sözlerin tamamlanması ve farklı sanatlarda birbirlerinin bilgilerini ölçme oluşturur. Çok güzel olan, erkeklerle aynı şeylerden hoşlanan, başkalarının akıllarını çelme gücü olan kadınlar burada saygıyla anılır.
İÇKİ PARTİLERİ
Kadınlar ve erkekler birbirlerinin evinde içmelidirler. Burada erkekler genel kadınlara içki içirir, sonra kendileri Madu, Ayreya, Sara ve Asava gibi acı ve ekşi tadları olan likörleri içerler. Ayrıca farklı ağaçların gövdelerinden, yabani meyvelerden ve yapraklardan çıkartılan içkiler de içilir.
BAHÇELERE YA DA PİKNİKLERE GİTME
Öğlene doğru giyinmiş olan erkekler yanlarında genel kadınlar ve hizmetkârlar olduğu halde atları üzerinde bahçelere giderler. Orada günlük işlerini yapıp bıldırcın, horoz ve koç döğüşleri ve diğer gösteriler gibi çeşitli uygun eğlencelerle zaman geçirip öğleden sonra aynı şekilde çiçek demetleriyle eve dönerler.
Aynı şey yazın, içinden kötü ya da tehlikeli hayvanların çıkartıldığı ve etrafı çevrilmiş suda banyo yapmada da geçerlidir.
DİĞER SOSYAL UĞRAŞILAR
Geceleri zarla oynamak, ay ışığının olduğu gecelerde dışarı çıkmak, bahar onuruna oruç tutmak, mango ağaçlarındaki meyveleri ve filizleri koparmak, nilüfer liflerini yemek, yumuşak mısır başaklarını yemek, ağaçlar yeşillendiği zaman ormanlarda piknik yapmak, Udakakaşvedika yani su sporları yapmak, bazı ağaçların çiçekleriyle birbirini süslemek, kadamba ağacının çiçeklerini birbirine atmak ve tüm ülkede ya da bazı kısımlarında bilinen diğer birçok sporu yapmak sosyal uğraşılardandır. Bu ve benzer diğer eğlenceler yurttaşlar tarafından her zaman düzenlenir.
Yukarıdaki eğlenceler kendini bir zevk kadınının varlığıyla oyalayan birisi tarafından yapılabildiği gibi, bir zevk kadını da aynı şeyleri hizmetçileri ya da yurttaşlarla yapabilir.
Bir Pitamarda dünyada yalnız, zenginliği olmayan, tek mülkü Malikası, biraz köpürtücü madde ve kırmızı bir giysi olan, iyi bir ülkeden gelen ve tüm sanatlarda becerikli olan, bu sanatları öğreterek yurttaşların muhabbetine katılan ve genel kadınların evine giden kişidir.
Bir Vita servetin zevkini tatmış, ilişkide olduğu yurttaşların dostu olan, bir aile reisinin niteliklerine sahip, karısı olan, yurttaşların toplantılarında ve genel kadınların evinde onurlanan ve onların davranışlarından ve onlardan geçinen kişidir.
Bir Viduşeka (Vayaska yani gülmeye yol açan kişi de denir.) sadece bazı sanatları bilen, maskaralık yapan ve herkesin güvendiği bir kişidir.
Bu kişiler yurttaşlar ve genel kadınlar arasındaki tartışmalar ve barışmalarda görevlendirilirler.
Bu sözler ayrıca kadın dilenciler, kafaları kazılı kadınlar, zina yapan kadınlar ve her çeşit sanatta becerikli yaşlı genel kadınlar için de geçerlidir.
Herkesin saygı duyduğu, köyü ya da şehrinde yaşayan bir yurttaş kendi kastından bilgili kişileri davet etmelidir. Arkadaşlarıyla muhabbet etmeli ve dostluğuyla arkadaşlarını memnun etmelidir. Çeşitli konularda başkalarına yardımcı olmalı, başkalarının da aynı şekilde davranmalarını sağlamalıdır.
Konu hakkında bazı özlü sözler vardır:
"Topluluk içinde çeşitli konular hakkında bütünüyle Sanskrit dilinde ya da tümüyle ülkesinin diyalektiğinde konuşmayan bir yurttaş büyük saygı kazanır. Akıllı kişiler halkın sevmediği, kuralları olmayan ve niyeti başkalarının yıkımı olan bir toplulukla birlikte olmaz. İnsanların isteklerine göre davranan, tek amaçtan zevk alan bir toplulukta yaşayan bilgili bir erkek bu dünyada çok saygı görür."