Öpüşmeye Dair « Cinsel Birleşmeye Dair
Kucaklaşma, öpüşme, abanma ve tırnak ya da parmakla tırmalamanın belirli bir zamanı ve sırası yoktur. Ama genelde, bunların hepsinin cinsel birleşmeden önce yapılması gerekir; vurma ve değişik sesler çıkarma ise birleşme sırasında yapılır. Bununla birlikte Vatsyayana sevginin zaman ve sıra dinlemeyeceğini, herhangi bir şeyin her an yapılabileceğini söyler.
Ama ilk birleşmede, öpüşmenin ve yukarda bahsettiğimiz şeylerin abartılmadan uygulanması gerekir; uzun sürmesi gerekmez ancak sırayla yapılması uygun olur. Sonraki birleşmelerde bütün bunlar değiştirilebilir; ılımlılık gerekmez, uzun sürebilir ve yakılan aşk ateşi gerektiriyorsa uygulanabilir.
Öpüş alanları şunlardır: Alın, gözler, yanaklar, boyun,
göğüs, memeler, dudaklar ve ağzın iç kısmı. Lat halkı bunlara ek olarak, kalçanın kıvrımlarını, kolları ve göbeği de öperler. Vatsyayana, bu tarz öpüşlerin onların sevgilerinin yoğunluğundan kaynaklandığını ama, sadece Lat halkına özgü olduğunu herkesin uygulamasına uygun olmadığını söyler.
Bir genç kız için üç tür öpüş vardır:
1. Tüy öpüşü.
2. Çarpıntılı öpüş.
3. Dokunmak öpüş.
(1). Genç kız, sadece, dudaklarını sevgilisinin dudaklarına dokundurur, başka hiçbir şey yapmaz. Bu öpüşe "tüy öpüşü" denir.
(2). Utangaçlığını bir kenara bırakan genç kız, kendi ağzına bastıran dudaklara karşılık vermek ister. Bunun için alt dudağını kullanır, üst dudağını hareket ettirmez. Bu öpüşe "çarpıntılı öpüş" denir.
(3). Genç kız sevgilisinin dudağına diliyle dokunur; gözlerini kapatır ve ellerini erkeğin ellerine bırakır. Bu öpüşe "dokunmalı öpüş" denir.
Başka yazarlar dört çeşit öpüş daha tarif ederler: Düz öpüş. Eğilerek öpüş. Çevirerek öpüş. Abanarak öpüş.
(1). İki sevgilinin dudakları doğrudan birbiriyle temas eder. Bu öpüşe "düz öpüş" denir.
(2). Sevgililerin başı birbirlerine doğru eğilir ve öpüş sırasında bu durumda kalır. Bu öpüşe "eğilerek öpüş" denir.
(3). Sevgililerden biri, diğerinin kafasını ve çenesini tutarak kendisine çevirir ve öper. Bu öpüşe "çevirerek öpüş" denir.
(4). Alt dudağa hissedilir şekilde bir kuvvet uygulanır. Bu öpüşe "abanarak öpüş" denir.
"Kuvvetle abanarak öpüş" denen bir öpüş türü daha vardır. Bu öpüşte alt dudak iki parmakla tutulur ve ardından dil temas halindeyken dudakla büyük bir kuvvetle abanılır.
Öpüşmelerde, diğerinin dudaklarını ilk kimin öpeceğine dair bahse girilebilir. Kadın kaybederse, ellerini sallayarak sevgilisini uzak tutup bağırıyormuş gibi yapması gerekir. Ardından erkeğe, "Başka bir bahse tutuşalım" der.
Eğer ikinci defa kaybederse iki kat üzülmüş gözükmeli ve sevgilisi kendisini serbest bırakmışken ya da uyurken alt dudağını emmesi ve kaymayacak biçimde dişleriyle tutması gerekir. Sonra da gülmeli, gürültü patırtı yapmalı, erkekle alay etmeli, dans etmeli ve şakacı bir biçimde hoşlandığı şeyleri söylemeli, kaşlarını oynatmak ve gözlerini döndürmeli.
Bunlar öpüşmeyle bağlantılı bahisler ve atışmalardır, ama benzer şekilde abanmaya, tırnak ya da parmakla tırmalamaya, ısırmaya, vurmaya da uygulanabilir. Bununla birlikte bunların hepsi, yoğun bir tutku yaşayan erkek ve kadına özgüdür.
Bir erkek kadının üst dudağını öper ve kadın da onun alt dudağını öperek karşılık verirse bu öpüşe, "üst dudak öpüşü" denir.
Sevgililerden birisinin, ötekinin dudaklarını kendinin-kilerinin arasına almasına "kenetlemeli öpüş" denir. Bir kadının böyle öpmesi için erkeğin bıyıksız olması gerekir. Eğer bu öpüşme sırasında taraflardan biri diliyle, ötekinin dişlerine, ağzına ve damağına dokunursa buna "dil savaşı" denir. Aynı şekilde, biri dişleriyle ötekinin ağzına da bastırabilir.
Vücudun öpülen kısımlarına ve uygulanan öpüşlerin türüne göre öpüşler dört çeşittir. Ölçülü, dokunuş halinde, bastırarak ve yumuşak.
Bir kadın, uyuyan sevgilisinin yüzüne bakar ve öperse bu onun istek ve tutkusunun yoğunluğunu gösterir. Buna "aşk ışığı öpücüğü" denir.
Bir kadın, sevgilisi bir işle meşgulken, başka bir şeye bakarken ya da onunla atışırken, erkeği öpüp dikkati üzerine çekerse buna "akılçelen öpüş" denir.
Eve geç gelen sevgili, yatağında uyuyan sevgilisini öperse, bu onun isteğini gösterir. Bu öpüşe "uyandırma öpüşü" denir. Böyle bir durumda kadın sevgilisi eve geldiği anda uyuyormuş gibi yaparak, erkeğin niyetini ve ona ne kadar saygı duyduğunu anlayabilir.
Birisinin, sevdiğinin aynadaki, sudaki ya da duvardaki aksini öpmesine "niyeti gösteren öpüş" denir.
Birisinin, sevdiğinin önünde, kucağında oturan bir çocuğu, bir resmi, bir eşyayı öpmesine "aktarmalı öpüş" denir.
Tiyatroda ya da kast üyelerinin toplantısında, erkek, ayakta duran kadının el parmaklarından birini, oturan kadının ayak parmaklarından birini öper. Benzer şekilde kadın, sevgilisinin vücudunu köpüklerken tutkusu tahrik olmuşçasına yüzünü erkeğin kalçalarına dayar ve erkeğin kalçasını ya da ayak ucunu öper. Bu tür öpüşe "gösteriş öpüşü" denir.
Bu konuya ilişkin olarak şöyle bir özlü söz vardır:
"Sevgililerden biri diğerine ne yaparsa, aynı şekilde karşılık vermeli öteki. Kadın öperse erkek de öpmeli, kadın vurursa erkek de vurmalı."
Süsler ve İlaçlar « Cezbetmeye Dair
Bir kişi arzularının amacına yukarıda anlatılan yollarla ulaşamazsa, başkalarını kendine çekmenin diğer yollarına başvurmalıdır.
Güzel görünüş, iyi nitelikler, gençlik ve açık görüşlülük insanı başkalarının gözünde en kabul edilir yapan en doğal ve en temel yollardır. Bunların yokluğunda bir erkek ya da kadın yapay yollara ya da sanata ve işe yarayabilecek şu tariflere başvurmalıdır:
(a). Tabernamontana coranaria, costus speciosus ya da arabicus ve flacourtia cataphractadan yapılma bir merhem süs kremi olarak kullanılabilir,
(b). Yukarıdaki bitkilerden ince bir pudra yapıp, lamba fitiline sürülürse, göz taşı yağıyla yakılınca oluşan siyah tozlar yani kandil isi kirpiklere sürülerek kişinin güzel görülmesi sağlanır,
(c). Hogweed yağı, echites putescens, sarina bitkisi, sarı horoz ibiği çiçeği ve nymphoe yaprağı vücuda sürüldüğünde aynı etkiyi yapar,
(d). Aynı bitkilerden elde edilen siyah tozlar benzer etki yapar.
(e). Bir erkek Nelumbrium speciosum, mavi nilüfer ve mesna roxburghii pudrasını, manda yağı ve balla yerse başkalarının gözünde güzelleşir,
(f). Yukarıdaki şeyler, tabarmontana coronaria ve xanthochymus pictorious ile birlikte merhem olarak kullanıldığında da aynı sonuçları verir,
(g). Bir tavuskuşu ya da sırtlan kemiği altınla kaplanarak sağ ele bağlanırsa bir erkeği diğerlerinin gözünde güzel yapar.
(h). Aynı şekilde, iğde çekirdeğinden ya da sedefli deniz kabuğundan yapılma bir boncuk, Atarvana Veda'da bahsedilen büyülerle ya da büyü biliminde çok becerikli olan kişilerce büyülenmiş ve ele bağlanmışsa, yukarıdaki aynı sonucu doğurur,
(ı). Bir hizmetçi buluğ çağına geldiğinde, efendisi onu kapalı tutmalıdır. İnzivada olduğundan ve ona yaklaşmanın zorluğundan dolayı erkekler onu ateşli bir biçimde arzularlar, efendisi de onu mutluluk ve zenginlik getirecek birine vermelidir.
Bu insanı diğerlerinin gözünde güzel yapmanın bir yoludur.
Aynı şekilde bir zevk kadınının kızı buluğ çağına geldiğinde anne, kızıyla aynı yaş, konum ve bilgideki birçok genci toplayıp, onlara kızını belirli bir çeşit armağanı verecek kişiyle evlendireceğini söyler. Bundan sonra kız olabildiği kadar çok inzivada tutulmalıdır. Anne kızını istediği armağanları veren erkekle evlendirmelidir. Anne erkekten beklediklerini alamazsa, kendisine ait bazı şeyleri damat tarafından verilmiş gibi göstermelidir.
Ya da anne kızının erkekle gizli olarak evlenmesine izin verebilir. Tüm olaydan habersizmiş de sonradan öğrenmiş gibi görünebilir. Evliliği sonradan onaylar.
Kız da kendisini annesinin tanımadığı zengin kişilere çekici kılmalı ve onları kendisine bağlamalıdır. Bu amaç için şarkı söylemeyi öğrenirken, müzik çalman yerlerde ve diğer insanların evlerinde onlarla tanışmalıdır. Daha sonra bir kız arkadaş ya da bir hizmetçi aracılığıyla annesinden en iyi anlaşabileceği erkekle evlenmesine izin vermesini ister.
Bir zevk kadınının kızı bir erkeğe verildiğinde, evlilik bağları bir yıl boyunca izlenmelidir. Sonra kızın istediğini yapmasına izin verilir. Ama yılın sonunda bile, başka bir şey ayarlanmış da olsa, arada sırada ilk kocası tarafından davet edilirse, o anki kazancı bir tarafa bırakıp geceyi geçirmeye erkeğe gitmelidir.
Zevk kadınlarındaki bu geçici evlilik, güzelliklerini artırma ve değerlenme yoludur. Zevk kadınları hakkında söylenenlerin, çeşitli yararlar sağlamak için kızlarını başkalarına vermesi gereken dansçı kadınlar için de geçerli olduğu bilinmelidir.
Böylece başkalarının gözüne güzel görünme yolları sona ermiş olur.
(a). Eğer bir erkek lingamım beyaz ardıç, sivri biber ve kara biber tozları karışımı ve balla sıvadıktan sonra bir kadınla yatarsa kadını hükmü altına alır.
(b). Varodbhranta bitkisinin yaprağı, yakılmaya götürülen insan ölüsüne atılan çiçekler, tavuskuşu kemiği tozu ve jiwanjiva kuşu tozu karışımı aynı etkiyi yaratır.
(c). Doğal bir biçimde ölmüş bir çaylaktan kalanlar toz yapılıp, cowach ve balla karıştırılınca aynı etkiyi yapar.
(d). Emblica myrabolans bitkisinden yapılma bir merhemle sıvanmak, bir kadını hükmü altına alma gücüne sahiptir.
(e). Eğer bir erkek, vajnasunhi bitkisinin filizlerini küçük parçalara doğrayıp, onları kırmızı arsenik ve sülfür karışımına batırdıktan sonra yedi kere kurutur ve bu tozu balla karıştırıp lingamına sürerse, cinsel birleşmeden sonra kadını kendisine bağlar. Bu filizleri geceleri yaktığında dumanın ardında sarı bir ay görürse de her kadınla başarılı olacaktır. Ya da eğer aynı filiz tozlarını, maymun dışkısıyla bir bakirenin üstüne atarsa, bakire başka hiç kimseyle evlenemez.
(f). Arris kökü parçalarının mango yağıyla kaplanıp, altı ay boyunca sisu ağacının gövdesinden yapılmış bir deliğe konduktan sonra dışarı çıkarılıp, bundan bir merhem yapılıp lingama sürülmesinin, bu kadınları itaat ettirme yolu olduğu söylenir,
(g). Eğer bir deve kemiği eclipta prostata bitkisinden yapılma suya batırılıp yakılırsa ve küllerinden çıkan siyah tozlar yine deve kemiğinden yapılma bir kutuya konarak rastık taşı ile yine deve kemiğinden yapılma bir kalemle kirpiklere sürüldüğünde, tozun çok saf ve gözler için sağlıklı olduğu söylenir. Kullanana insanların itaatini sağlar. Aynı etki şahin, akbaba ve tavuskuşu kemiğinden yapılma siyah tozla da elde edilebilir.
Böylece birinin itââat etmesini sağlama yolları sona ermiş olur.
Cinsel gücü artırma yolları şöyledir:
(a). Bir erkek şeker, uchchata bitkisi kökü, biber chabası ve meyan kökü karıştırılmış süt içerek cinsel güç elde eder.
(b). İçinde bir koçun ya da keçinin erbezi kaynatılmış, şekerle karıştırılmış süt içmek de güç verir,
(c). Hedysarum gangeticum, kuili ve kşrika bitkilerinin suyunu sütle karıştırılmış olarak içmek de aynı sonucu yaratır.
(d). Sarseviera roxburghiana tohumlarıyla birlikte sivri biber tohumları ve hedysarum gangeticum bitkisi beraber karıştırılarak sütle birlikte aynı sonucu yaratır.
(e). Eski yazarlara göre, eğer bir erkek trapa bispinosa, kasurika, tuscan yasemini ve meyan kökünün tohumlarını ya da köklerini kşirakapoli (bir çeşit soğan) ile ezerse ve tozu, şeker ve kaynamış tereyağı ile karıştırılmış süte ekleyip tüm karışımı uygun ateşte buharlaştırıp kalanı içerse, sayısız kadınla beraber olabilecektir,
(f). Aynı şekilde, eğer bir erkek, serçe yumurtalaoyla pirinç karıştırıp bunu sütte kaynatarak, kaynatılmış tereyağı ve bal eklerse ve gerektiği kadar içerse aynı etkiyi yaratacaktır,
(g). Eğer bir erkek, susam çekirdeğinin kabuğunu alıp, serçe yumurtasına batırırsa ve sonra sütte kaynatıp, trapa bispinosa ve kasurika bitkisinin meyveleri, şeker ve kaynamış tereyağıyla karıştırıp, buğday ve fasulye ununa ekleyerek içerse birçok kadınla beraber olabileceği söylenir,
(h). Eğer kaynatılmış tereyağı, bal, şeker ve meyan kökü, rezene bitkisinin suyu ve süt eşit miktarda karıştırılırsa, bu nektar gibi bileşimin kutsal ve cinsel gücü arttırıcı, yaşam koruyucu ve tatmasının güzel olduğu söylenir.
(ı). Asparagus racemosus ve shvadaushtra bitkisini ezilmiş premne spinosa meyveleriyle birlikte suda haşlamanın ve içmenin aynı etkiyi yarattığı söylenir,
(i). Asparagus racemosus, shvadustra bitkisi, guduchi bitkisi, sivri biber ve meyan kökünün süt, bal ve kaynatılmış tereyağında kaynatılmasından elde edilen sıvıyı içmenin aynı etkiyi yaptığı söylenir,
(j). Bahar sabahları kaynatılmış manda yağı içmenin sağlığa ve güce yararlı, tadının da güzel olduğu söylenir.
(k). Eğer şvadustra tohumu ve arpa çiçeği tozu eşit miktarda karıştırılıp bir miktarı her sabah kalkarken yenirse, önceki tariflerin etkisini gösterir. Konu hakkında şöyle özlü sözler vardır: "Aşkı ve cinsel gücü arttırma yolları bitkisel ilaçlar biliminden, büyü sanatlarında bilgili birisinden ve güvenilir akrabalardan öğrenilir. Yalnız bunların vücuda zarar verenlerinden, hayvanların ölümüne yol açanlarından ve düşük şeyler yapılmasına sebep olanlarından uzak durulması gerekir. Bu yollardan kutsal olanlarına, iyi bilinenlerine ve Brahmanlar ve dostlarca uygun bulunanlarına başvurulmalıdır."
Günlük Yaşam « Vatsyayana Sutra
Böylece armağan olarak, ele geçirerek, satın alarak, emanet ya da atalarından miras yoluyla kazandığı zenginlikle bilgiye ulaşan erkeğin aile reisi olup bir yurttaş gibi yaşaması gerekir. Şehirde, büyük bir köyde, seçkin insanların semtinde ya da çoğu insanın gidip geldiği bir yerde ev alması gerekir.
Bu mesken suya yakın olmalı ve değişik amaçlar için değişik bölmeleri olmalıdır. Evin çevresinde bir bahçe, biri dış, diğeri iç olmak üzere iki odası olmalıdır. İç oda kadınlara tahsis edilmeli, zengin kokularla dinlendirici bir havası olan dış odada ise yumuşak bir yatak olmalı; bu yatak göze güzel görünmeli, temiz beyaz örtülü, ortası alçak, üzerinde çelenk ve çiçek buketleri -Doğal bahçe çiçekleri-, gölgeliği, biri baş kısmında diğeri ayak kısmında olmak üzere iki yastığı olmalıdır. Odada ayrıca bir çeşit sedir ve bunun baş kısmında bir tabure olmalıdır.
Gece için tabure; çiçekler, göz damlası ve hoş kokulu özler konmuş kavanozlar, ağız kokusu için kullanılan şeyler ve ağaç-kavunu ağacının kabuğunu koymanın yanı sıra hoş kokulu yağların konması için kullanılmalıdır. Sedirin yakınında yerde bir tükürük hokkası, içinde mücevher bulunan bir kutu, bir askıdan sarkan fildişi bir lut, bir resim tahtası, parfüm içeren bir kap, birkaç kitap ve yabani kadife çiçeğinden yapılma kolyeler bulunmalıdır.
Sedirin fazla uzağında olmamak üzere yerde, yuvarlak bir yastık, oyuncak el arabası ve zar oyunları için tahta olmalıdır. Dış odanın dışarısında kuş -Bıldırcın, keklik, papağan, sığırcık ve benzeri kuşlar- kafesleri ve yün eğirmek, oymacılık ve bu çeşit uğraşılar için özel bir yer olmalıdır.
Bahçelerde bir dönen salıncak ve bir normal salıncak, ayrıca çiçeklerle bezeli asma bir kameriye olmalı, bunun içine oturmak için yükseltilmiş bir çiçek tarhı konmalıdır.
Sabah kalkıp gerekli işleri -Doğanın çağrısına uymak her zaman için Hindularca sabahları yapılması gereken ilk iştir- yerine getiren evin reisi dişini fırçalamalı, vücuduna sınırlı miktarda yağlar ve kokular sürmeli, takılar takmalı, göz kapaklarına ve gözlerinin altına göz damlası sürmeli, dudaklarını alaktakayla -Laktan elde edilen bir renk- boyamalı ve aynada kendisine bakmalıdır.
Fındık yapraklarıyla birlikte ağıza güzel koku veren diğer şeyleri yedikten sonra her zamanki işlerini yerine getirmelidir. Her gün banyo yapmalı, vücudunu yağlarla ovmalı, üç günde bir köpük banyosu yapmalı (Müslümanlardan önce sabun bilinmezdi), dört günde bir yüzünü ve saçlarını, beş ya da on günde (On gün tüylerin makasa gelecek kadar uzaması için yeterli bir süredir) bir vücudunun diğer kısımlarını traş ettirmelidir.
Tüm bunlar mutlaka yapılmalı, koltuk altlarının teri alınmalıdır. Çarayana'ya göre yemekler, öğleden önce, öğleden sonra ve gece yenmelidir. Kahvaltıdan sonra, papağanlara ve diğer kuşlara konuşma öğretilmeli, horozlar, bıldırcınlar ve koçlar döğüştürülmelidir. Pitamardalar, Vitalar ve Viduşakalar (Bunlar Hindu dramasında bahsedilen genel karakterlerdendir; özellikleri daha sonra açıklanacaktır.) ile uğraşmaya az zaman harcanmalıdır.
Sonra öğle uykusuna (Öğle uykusuna yalnız gecelerin kısa olduğu yazın izin vardır.) yatılabilir. Bundan sonra giysilerini giyip takılarını takan evin reisi öğleden sonrasını arkadaşlarıyla muhabbet ederek geçirir. Akşam üstü şarkı söylenir. Bundan sonra evin reisi arkadaşlarıyla birlikte önceden dekore edilmiş ve parfümlenmiş odasında ona tutkun olan kadının gelişini beklemelidir.
Ya da ona kadın bir haberci yollar veya kendisi gider. Kadının evine gelmesinden sonra arkadaşlarıyla birlikte onu karşılamalı ve kadını sevgi dolu ve uygun bir muhabbetle eğlendirmelidir. Böylece o gün yapılması gerekenler sona ermiş olur.
Aşağıdakiler arada eğlence veya uğraşı olarak yapılacak şeylerdir:
1. Farklı tanrıçalar onuruna festivaller. (Bunlar Hindistan'ın tüm bölgelerinde çok yaygındır.)
2. Kadın ve erkeklerin birlikte katıldıkları toplantılar.
3. İçki partileri.
4. Piknikler.
5. Diğer sosyal uğraşılar düzenlemek.
FESTİVALLER
Bazı özel uğurlu günlerde bir yurttaşlar topluluğu Sarasvati'nin Tapınağı'nda bir araya gelir. Orada şarkıcıların ve şehre yeni gelmiş başka insanların yeteneği denenmeli ve ertesi gün mutlaka ödüllendirilmelidirler; bundan sonra toplananlar tarafından gösterilerinin beğenilip beğenilmemesine göre ya alıkonulur ya da yol verilirler.
Toplantı üyeleri mutlu zamanlarda olduğu kadar sıkıntılı zamanlarında da uyumlu hareket etmelidirler. Ayrıca toplantıya gelmiş olan yabancılara konukseverlik göstermek de bu yurttaşların görevidir. Yukarıda söylenenlerin, yürürlükte olan kurallara göre farklı tanrıçaların onuruna düzenlenebilecek tüm diğer festivallere uygulanacağı bilinmelidir.
SOSYAL TOPLANTILAR
Aynı yaş, konum ve yetenekteki, aynı uğraşıdan hoşlanan ve aynı eğitime sahip erkekler, genel kadınlarla ya da yurttaşlar topluluğunda ya da aralarından birinin evinde oturup birbirleriyle uygun konuşmalar yapıyorlarsa buna arkadaşlarla oturma ya da sosyal toplantı denir. Konuşmanın konularını, başkaları tarafından söylenmiş sözlerin tamamlanması ve farklı sanatlarda birbirlerinin bilgilerini ölçme oluşturur. Çok güzel olan, erkeklerle aynı şeylerden hoşlanan, başkalarının akıllarını çelme gücü olan kadınlar burada saygıyla anılır.
İÇKİ PARTİLERİ
Kadınlar ve erkekler birbirlerinin evinde içmelidirler. Burada erkekler genel kadınlara içki içirir, sonra kendileri Madu, Ayreya, Sara ve Asava gibi acı ve ekşi tadları olan likörleri içerler. Ayrıca farklı ağaçların gövdelerinden, yabani meyvelerden ve yapraklardan çıkartılan içkiler de içilir.
BAHÇELERE YA DA PİKNİKLERE GİTME
Öğlene doğru giyinmiş olan erkekler yanlarında genel kadınlar ve hizmetkârlar olduğu halde atları üzerinde bahçelere giderler. Orada günlük işlerini yapıp bıldırcın, horoz ve koç döğüşleri ve diğer gösteriler gibi çeşitli uygun eğlencelerle zaman geçirip öğleden sonra aynı şekilde çiçek demetleriyle eve dönerler.
Aynı şey yazın, içinden kötü ya da tehlikeli hayvanların çıkartıldığı ve etrafı çevrilmiş suda banyo yapmada da geçerlidir.
DİĞER SOSYAL UĞRAŞILAR
Geceleri zarla oynamak, ay ışığının olduğu gecelerde dışarı çıkmak, bahar onuruna oruç tutmak, mango ağaçlarındaki meyveleri ve filizleri koparmak, nilüfer liflerini yemek, yumuşak mısır başaklarını yemek, ağaçlar yeşillendiği zaman ormanlarda piknik yapmak, Udakakaşvedika yani su sporları yapmak, bazı ağaçların çiçekleriyle birbirini süslemek, kadamba ağacının çiçeklerini birbirine atmak ve tüm ülkede ya da bazı kısımlarında bilinen diğer birçok sporu yapmak sosyal uğraşılardandır. Bu ve benzer diğer eğlenceler yurttaşlar tarafından her zaman düzenlenir.
Yukarıdaki eğlenceler kendini bir zevk kadınının varlığıyla oyalayan birisi tarafından yapılabildiği gibi, bir zevk kadını da aynı şeyleri hizmetçileri ya da yurttaşlarla yapabilir.
Bir Pitamarda dünyada yalnız, zenginliği olmayan, tek mülkü Malikası, biraz köpürtücü madde ve kırmızı bir giysi olan, iyi bir ülkeden gelen ve tüm sanatlarda becerikli olan, bu sanatları öğreterek yurttaşların muhabbetine katılan ve genel kadınların evine giden kişidir.
Bir Vita servetin zevkini tatmış, ilişkide olduğu yurttaşların dostu olan, bir aile reisinin niteliklerine sahip, karısı olan, yurttaşların toplantılarında ve genel kadınların evinde onurlanan ve onların davranışlarından ve onlardan geçinen kişidir.
Bir Viduşeka (Vayaska yani gülmeye yol açan kişi de denir.) sadece bazı sanatları bilen, maskaralık yapan ve herkesin güvendiği bir kişidir.
Bu kişiler yurttaşlar ve genel kadınlar arasındaki tartışmalar ve barışmalarda görevlendirilirler.
Bu sözler ayrıca kadın dilenciler, kafaları kazılı kadınlar, zina yapan kadınlar ve her çeşit sanatta becerikli yaşlı genel kadınlar için de geçerlidir.
Herkesin saygı duyduğu, köyü ya da şehrinde yaşayan bir yurttaş kendi kastından bilgili kişileri davet etmelidir. Arkadaşlarıyla muhabbet etmeli ve dostluğuyla arkadaşlarını memnun etmelidir. Çeşitli konularda başkalarına yardımcı olmalı, başkalarının da aynı şekilde davranmalarını sağlamalıdır.
Konu hakkında bazı özlü sözler vardır:
"Topluluk içinde çeşitli konular hakkında bütünüyle Sanskrit dilinde ya da tümüyle ülkesinin diyalektiğinde konuşmayan bir yurttaş büyük saygı kazanır. Akıllı kişiler halkın sevmediği, kuralları olmayan ve niyeti başkalarının yıkımı olan bir toplulukla birlikte olmaz. İnsanların isteklerine göre davranan, tek amaçtan zevk alan bir toplulukta yaşayan bilgili bir erkek bu dünyada çok saygı görür."