Tırmalamaya Dair

Tırmalamaya Dair « Cinsel Birleşmeye Dair




Sevgi yoğunlaştığında tırnaklarla vücuda bastırılır veya tırmalanır; bunun şu durumlarda yapılması gerekir: İlk ziyarette, yolculuğa çıkarken, yolculuktan dönerken, kızgın bir sevgiliyle barışırken ve son olarak kadın zevkten kendinden geçmişken.

Tırnaklarla bastırmanın pek yaygın bir uygulama olmadığını, yoğun, yani tam tutkularda görüldüğünü eklememiz gerek. Isırmayla birlikte yapılması uygundur.

Tırnakla bastırma, izin yerine göre sekiz çeşide ayrılır:

1. Sesli.
2. Yarım ay.
3. Tam daire.
4. Düz çizgi.
5. Kaplan pençesi.
6. Tavuskuşu ayağı.
7. Tavşan sıçrayışı.
8. Mavi nilüfer yaprağı.

Tırnaklarla bastırma genellikle şu bölgelere yapılır: Koltuk altı, boyun, göğüsler, dudaklar, jagana ya da vücudun orta kısmı ve kalçalar. Ama Suvarnanaba'nın görüşüne göre tutkunun şiddeti arttığında böylesi sınırlamalar anlamsızlasın

İyi bir tırnağın görünüşünün parlak, iyi kesilmiş, temiz, kırılmamış, dışbükey, yumuşak ve cilalanmış olması gerekir. Ölçülerine göre tırnaklar üçe ayrılır:

Küçük.
Orta.
Büyük.

Büyük tırnaklar ele zarif bir hava verir ve kadınların kalbini hemen kazanır. Bengallilerin tırnakları böyledir.

Küçük tırnaklar çok değişik biçimlerde olabilir ve yalnızca zevk veren nesnelerle birlikte uygulanır. Güney bölgesinde yaşayanların tırnakları böyledir.

Orta tırnaklar, hem küçük hem de büyük tırnakların özelliklerini taşır. Maharaştra halkının tırnakları böyledir.

(1). Birisi, karşısındakinin çenesine, göğüslerine, alt dudağına ve jaganasına hiç iz bırakmayacak şekilde yumuşakça bastırır. Öyle ki tırnakların dokunuşu yalnızca saçları ürpertir ve tırnakların kendisinden bir ses çıkar. Buna "tırnaklarla bastırma ya da ses çıkarma" denir.

Böyle bastırma, genç kızın sevgilisinin onu köpüklemesi, başını tırmalaması ve onunla uğraşmak istemesi durumunda yapılır.

(2). Tırnaklarla boyun ve göğüslere yapılan eğri izlere "yarım ay" denir.

(3). Yarım ayların karşılıklı yapılmasına "tam daire" denir. Tırnaklarla yapılan bu izler genellikle göbeğe, kalçalardaki küçük oyuklara ve kalçaların birleşme yerlerine yapılır.

(4). Küçük bir çizgi biçiminde olan ve vücudun herhangi bir yerine yapılabilen ize "düz çizgi" denir.

(5). Yukarıdaki düz çizginin eğri biçiminde ve göğse yapılması durumunda buna "kaplan pençesi" denir.

(6). Göğüse beş parmakla birden yapılan eğri ize "tavuskuşu ayağı" denir. Bu iz övülmek amacıyla yapılır ve uygulaması çok büyük bir beceri gerektirk.

(7). Göğüs uçlarına doğru ve birbirine yakın olmak üzere beşli tırnak izine "tavşan sıçrayışı" denir.

(8). Göğüse ya da kalçaya yapılan mavi nilüfer yaprağı biçimindeki ize "mavi nilüfer yaprağı" denir.

Yolculuğa çıkan birisinin, sevgilisinin kalçalarında ya da göğsünde bıraktığı ize "hatırlama andacı" denir. Böyle bir durumda tırnaklarla birbirine yakın dört beş iz bırakılır.

Böylece tırnaklarla iz bırakma kısmının sonuna geldik. Eski yazarlara göre, yukarıda anlatılanların dışında iz bırakma türleri de vardır. Erkekler arasında bu sanatın herkesçe bilmen uygulaması açısından, sayısız beceriklilik durumuna bağlı olarak iz bırakma yolları da sayısız olmaktadır. Tırnaklarla bastırma ya da iz bırakma sevgiden bağımsız olduğundan hiç kimse kaç değişik iz olduğunu kesinlikle söyleyemez.

Vatsyayana bunun nedeninin, sevgide çeşitliliğin zorunlu olmasıyla, yani sevginin çok değişik yollarla ortaya konulması olduğunu söyler. Değişik yol ve araçlar bilen zevk kadınları, bütün sanat ve eğlencelerde çeşitlilik öngörüldüğü için çok arzulanırlar. Tıpkı okçulukta daha ne kadar araştırılması gerektiğinin bilinememesi gibi.

Evli kadınlarda genelde tırnak izi bırakılmamalıdır, ama çok özel bir yere, hatırlanmak ve sevginin artması için belirli bir tırnak izi bırakılabilir.

Bu konuda şöyle özlü sözler vardır:

"Vücudunun özel kısımlarında tırnak izlerini gören kadının aşkı, izler eski ve aşınmış da olsa, yeniden canlanır ve tazelenir. Eğer aşkın dehlizlerinden birlikte geçtiği birisini hatırlatacak tırnak izleri yoksa, uzunca bir süre yatılmazsa aşk azalır gider."

Genç bir kadının göğsündeki tırnak izlerini bir yabancı bile görse, ona karşı sevgi ve saygı duyar. (Bu durum, kadınların göğüslerinin örtülmediği eski zamanlara aittir. Ajunta ve öteki mağara resimlerinde, kraliyet ailesinin kadınlarının bile göğüslerinin sergilendiğini görmekteyiz.}

Aynı şekilde vücudunda bir kadının diş ve tırnak izlerini taşıyan bir erkek bunlarla çok katı görünen bir kadını bile etkiler. Kısacası başka hiçbir şey, tırnaklarla iz bırakma ve ısırma kadar sevgiyi arttırmaz.