Kamasutra hakkında herşey

Birlikte Olunanlara Dair « Vatsyayana Sutra

Kama, dört kastın erkekleri tarafından Kutsal Kitabın kurallarına göre kendi kastlarından kadınlarla uygulandığı zaman, kanuni soy ve iyi ün kazanma yolu haline gelir ve dünyanın geleneklerine aykırı düşmez. Tam tersi, Kama'nın, üst kasttan kadınlarla ve aynı kasttan bile olsalar önceden başkalarıyla birlikte olmuş kadınlarla uygulanması yasaktır.

Kama'nın, aşağı kastlardan kadınlarla, kastlarından atılmış kadınlarla, genel kadınlarla ve iki kere evlenmiş kadınlarla (Bu deyim bir dula değil, kocasını bırakmış ve başka birisiyle evli bir kadın olarak yaşayan kadına denir. Fransa'daki maritalement gibi.) uygulanması ne yasaklanmış ne de emredilmiştir. Kama'yı böyle kadınlarla uygulamak yalnızca zevk içindir.

Bu yüzden Nayikalar üç çeşittir: Hizmetçiler, iki kere evlenmiş kadınlar ve genel kadınlar. Gonikaputra, dördüncü çeşit bir Nayika olduğuna dair görüş bildirmiştir: Önceden başkasıyla evlenmiş de olsa özel zamanlarda birlikte olunan bir kadın. Bu özel zamanlarda erkek şöyle düşünür:

(a). Bu kadın kendisi istekli ve benden önce başkalarıyla da birlikte olmuş. Bu yüzden, benden daha üst bir kasttan da olsa genel bir kadın gibi onunla birlikte olabilirim. Böyle yaparak Darma'nın emirlerini ihlâl etmiş olmam. Ya da:

(b). Bu iki kere evlenmiş bir kadın ve önceden başkalarıyla birlikte olmuş, bu yüzden benim onunla birlikte olmamda bir sakınca yok. Ya da:

(c). Bu kadın düşmanımın arkadaşı olan güçlü kocasının kalbini kazanmış ve onu yönetiyor. Bu yüzden benimle birlikte olursa kocasının düşmanımdan desteğini çekmesine neden olabilir. Ya da:

(d). Bu kadın, beni sevmeyen ve bana kötülük yapmaya niyetli ve çok güçlü olan kocasının bana karşı fikrini değiştirebilir. Ya da:

(e). Bu kadınla arkadaş olarak bir arkadaşımın amacını yerine getireceğim, bir düşmanın mahvını etkileyeceğim ya da diğer zor bir amacı gerçekleştireceğim. Ya da:

(f). Bu kadınla birleşerek, kocasını öldüreceğim ve gıpta ettiğim sınırsız zenginliklerine kavuşacağım. Ya da:

(g). Bu kadınla birleşmenin bana bir zararı yok, ayrıca, fakirliğim ve kendime bakamamam dolayısıyla ihtiyaç duyduğum zenginliği bana kazandıracak. Bu yüzden hiç zorluk çekmeden büyük zenginliklerine sahip olacağım. Ya da:

(h). Bu kadın beni şevkle seviyor ve tüm zayıf noktalarımı biliyor. Bu yüzden eğer onunla birleşmek istemezsem herkese hatalarımı söyleyecek ve karakterimi ve ünümü zedeleyecek. Ya da, kendimi temize çıkarmamın zor olacağı bir suçlama getirecek ve mahvolacağım. Ya da, beni, güçlü ama kontrolü altındaki kocasından ayıracak ve onu düşmanımla birleştirecek ya da düşmanımla birlikte olacak. Ya da:

(ı). Bu kadının kocası karılarımın iffetini bozdu, bu yüzden karılarını baştan çıkararak bunu ona ödeteceğim. Ya da:

(i). Bu kadının yardımıyla onunla birlikte oturan, kralın düşmanlarından birini veya kral tarafından yok etmem emredilmiş kişiyi öldüreceğim. Ya da:

(j). Sevdiğim kadın, bu kadının kontrolü altında, bu kadının etkisiyle sevdiğim kadını elde edeceğim. Ya da:

(k). Bu kadın bana zenginliğe ve güzelliğe sahip ama ulaşılması güç ve bir başkasının kontrolü altında olan bir hizmetçi getirecek. Ya da, son olarak şöyle düşünebilir:

(1). Düşmanım bu kadının kocasının arkadaşı. Bu yüzden onunla birleşmesini sağlayıp, kocası ve düşmanım arasında husumet yaratacağım.

Bu ve benzeri nedenlerle başka erkeklerin kanlarıyla birlikte olunabilir. Ama buna sadece özel nedenlerle izin verildiği, salt cinsel istek için yapılmaması gerektiği iyice anlaşılmalıdır.

Çarayana'ya göre bu koşullar altında beşinci çeşit bir Nayika vardır: Bir rahip tarafından tutulan ya da arada sırada ona şifa veren bir kadın, ya da bir erkeğin amacını gerçekleştirmek için başkasıyla olan bir dul.

Suvarnanaba'ya göre bir münzevi hayatı yaşayan bir kadın, dul olması koşuluyla altıncı çeşit Nayika sayılabilir.

Gotakamuka'ya göre, bir genel kadının hâlâ bakire olan kızı ve yine bakire bir hizmetçi yedinci çeşit Nayika'yı oluşturur.

Gonardiya'nın fikrine göre, yaşı geçtikten sonra iyi aileye mensup bir kadın da Nayika'nın sekizinci çeşidini oluşturur.

Aslında bu en son dört çeşit Nayika, ilk dört çeşit Nayika'dan fazla farklılık göstermez. Çünkü birlikte olmakta farklı bir amaç yoktur. Bu yüzden Vatsyayana'ya göre sadece dört çeşit Nayika vardır: hizmetçi, iki kere evlenmiş kadın, genel kadın ve özel bir nedenle birleşilen kadın.

Şu kadınlarla birlikte olunmaz:

Bir cüzamlı.
Bir deli.
Kastından atılmış bir kadın.
Sır saklamayan bir kadın.

Ulu orta cinsel birleşme isteğini söyleyen bir kadın.
Çok beyaz bir kadın.
Çok siyah bir kadın.
Kötü kokan bir kadın.
Yakın akraba olan bir kadın.
Bir kadın arkadaş.
Bir münzevi hayatını sürdüren kadın.
Ve son olarak bir akrabanın, bir arkadaşın, bilge bir Brahman'ın ve kralın karısı.

Babravya'nın izleyicilerine göre beş erkekle birlikte olmuş her kadın birlikte olunmaya uygun bir kadındır. Ama Gonikaputra'ya göre böyle bile olsa bir akrabanın, bilge bir Brahman'ın ve kralın karıları ayrı tutulmalıdır.

Aşağıdakiler arkadaş çeşitleridir:

Çocukken toz toprakta birlikte oynadığınız birisi.
Manevi olarak borçlu olduğunuz birisi.
Aynı mizaçta olan ve aynı şeylerden hoşlanan birisi.
Sınıf arkadaşı olan birisi.
Gizlinizi saklınızı bilen ve sizin gizlisini saklısını bildiğiniz birisi.
Bakıcınızın çocuğu.
Birlikte büyüdüğünüz biri.
Bir aile dostunuz.

Bu arkadaşların şu nitelikleri olmalıdır:

Doğruyu söylemeliler.
Zamanla değişmemeliler.
Fikirlerinize olumlu yaklaşmalılar.
Doğru olmalılar.
Açgözlü olmamalılar.
Başkaları tarafından satın alınamamaklar.
Sırlarınızı açıklamamalılar.

Çarayana'ya göre yurttaşlar, çamaşırcılar, berberler, çobanlar, çiçekçiler, eczacılar, fındık yaprağı satıcıları, tavernacılar, serseriler, Pitamardalar, Vitalar ve Viduşekalarla, ayrıca bu insanların kanlarıyla dostluk kurarlar.

Bir haberci aşağıdaki niteliklere sahip olmalıdır:

Ustalık.
Cesaret.
Görünen işaretlerden insanların niyetini anlama.
Bocalamama, yani çekingen olmama.
Başkalarının yaptığı ve söylediği şeylerin anlamını tam olarak bilme.
Saygılı olma.
Değişik şeyleri yapmak için uygun zamanı ve mekânı bilme.
İşte yaratıcılık.
Çabuk kavrayış.
Çözümü çabuk, uygulaması seri ve hemen çözme yeteneği.

Bu bölüm şu özlü sözle sona ermektedir:

"Arkadaşı olan, diğerlerinin niyetini bilen zeki ve bilgili bir erkek, elde etmesi çok zor bir kadını uygun zaman ve yerde bile kolayca elde eder."

Süsler ve İlaçlar « Cezbetmeye Dair

Bir kişi arzularının amacına yukarıda anlatılan yollarla ulaşamazsa, başkalarını kendine çekmenin diğer yollarına başvurmalıdır.

Güzel görünüş, iyi nitelikler, gençlik ve açık görüşlülük insanı başkalarının gözünde en kabul edilir yapan en doğal ve en temel yollardır. Bunların yokluğunda bir erkek ya da kadın yapay yollara ya da sanata ve işe yarayabilecek şu tariflere başvurmalıdır:

(a). Tabernamontana coranaria, costus speciosus ya da arabicus ve flacourtia cataphractadan yapılma bir merhem süs kremi olarak kullanılabilir,

(b). Yukarıdaki bitkilerden ince bir pudra yapıp, lamba fitiline sürülürse, göz taşı yağıyla yakılınca oluşan siyah tozlar yani kandil isi kirpiklere sürülerek kişinin güzel görülmesi sağlanır,

(c). Hogweed yağı, echites putescens, sarina bitkisi, sarı horoz ibiği çiçeği ve nymphoe yaprağı vücuda sürüldüğünde aynı etkiyi yapar,

(d). Aynı bitkilerden elde edilen siyah tozlar benzer etki yapar.

(e). Bir erkek Nelumbrium speciosum, mavi nilüfer ve mesna roxburghii pudrasını, manda yağı ve balla yerse başkalarının gözünde güzelleşir,

(f). Yukarıdaki şeyler, tabarmontana coronaria ve xanthochymus pictorious ile birlikte merhem olarak kullanıldığında da aynı sonuçları verir,

(g). Bir tavuskuşu ya da sırtlan kemiği altınla kaplanarak sağ ele bağlanırsa bir erkeği diğerlerinin gözünde güzel yapar.

(h). Aynı şekilde, iğde çekirdeğinden ya da sedefli deniz kabuğundan yapılma bir boncuk, Atarvana Veda'da bahsedilen büyülerle ya da büyü biliminde çok becerikli olan kişilerce büyülenmiş ve ele bağlanmışsa, yukarıdaki aynı sonucu doğurur,

(ı). Bir hizmetçi buluğ çağına geldiğinde, efendisi onu kapalı tutmalıdır. İnzivada olduğundan ve ona yaklaşmanın zorluğundan dolayı erkekler onu ateşli bir biçimde arzularlar, efendisi de onu mutluluk ve zenginlik getirecek birine vermelidir.

Bu insanı diğerlerinin gözünde güzel yapmanın bir yoludur.

Aynı şekilde bir zevk kadınının kızı buluğ çağına geldiğinde anne, kızıyla aynı yaş, konum ve bilgideki birçok genci toplayıp, onlara kızını belirli bir çeşit armağanı verecek kişiyle evlendireceğini söyler. Bundan sonra kız olabildiği kadar çok inzivada tutulmalıdır. Anne kızını istediği armağanları veren erkekle evlendirmelidir. Anne erkekten beklediklerini alamazsa, kendisine ait bazı şeyleri damat tarafından verilmiş gibi göstermelidir.

Ya da anne kızının erkekle gizli olarak evlenmesine izin verebilir. Tüm olaydan habersizmiş de sonradan öğrenmiş gibi görünebilir. Evliliği sonradan onaylar.

Kız da kendisini annesinin tanımadığı zengin kişilere çekici kılmalı ve onları kendisine bağlamalıdır. Bu amaç için şarkı söylemeyi öğrenirken, müzik çalman yerlerde ve diğer insanların evlerinde onlarla tanışmalıdır. Daha sonra bir kız arkadaş ya da bir hizmetçi aracılığıyla annesinden en iyi anlaşabileceği erkekle evlenmesine izin vermesini ister.

Bir zevk kadınının kızı bir erkeğe verildiğinde, evlilik bağları bir yıl boyunca izlenmelidir. Sonra kızın istediğini yapmasına izin verilir. Ama yılın sonunda bile, başka bir şey ayarlanmış da olsa, arada sırada ilk kocası tarafından davet edilirse, o anki kazancı bir tarafa bırakıp geceyi geçirmeye erkeğe gitmelidir.

Zevk kadınlarındaki bu geçici evlilik, güzelliklerini artırma ve değerlenme yoludur. Zevk kadınları hakkında söylenenlerin, çeşitli yararlar sağlamak için kızlarını başkalarına vermesi gereken dansçı kadınlar için de geçerli olduğu bilinmelidir.

Böylece başkalarının gözüne güzel görünme yolları sona ermiş olur.

(a). Eğer bir erkek lingamım beyaz ardıç, sivri biber ve kara biber tozları karışımı ve balla sıvadıktan sonra bir kadınla yatarsa kadını hükmü altına alır.

(b). Varodbhranta bitkisinin yaprağı, yakılmaya götürülen insan ölüsüne atılan çiçekler, tavuskuşu kemiği tozu ve jiwanjiva kuşu tozu karışımı aynı etkiyi yaratır.

(c). Doğal bir biçimde ölmüş bir çaylaktan kalanlar toz yapılıp, cowach ve balla karıştırılınca aynı etkiyi yapar.

(d). Emblica myrabolans bitkisinden yapılma bir merhemle sıvanmak, bir kadını hükmü altına alma gücüne sahiptir.

(e). Eğer bir erkek, vajnasunhi bitkisinin filizlerini küçük parçalara doğrayıp, onları kırmızı arsenik ve sülfür karışımına batırdıktan sonra yedi kere kurutur ve bu tozu balla karıştırıp lingamına sürerse, cinsel birleşmeden sonra kadını kendisine bağlar. Bu filizleri geceleri yaktığında dumanın ardında sarı bir ay görürse de her kadınla başarılı olacaktır. Ya da eğer aynı filiz tozlarını, maymun dışkısıyla bir bakirenin üstüne atarsa, bakire başka hiç kimseyle evlenemez.

(f). Arris kökü parçalarının mango yağıyla kaplanıp, altı ay boyunca sisu ağacının gövdesinden yapılmış bir deliğe konduktan sonra dışarı çıkarılıp, bundan bir merhem yapılıp lingama sürülmesinin, bu kadınları itaat ettirme yolu olduğu söylenir,

(g). Eğer bir deve kemiği eclipta prostata bitkisinden yapılma suya batırılıp yakılırsa ve küllerinden çıkan siyah tozlar yine deve kemiğinden yapılma bir kutuya konarak rastık taşı ile yine deve kemiğinden yapılma bir kalemle kirpiklere sürüldüğünde, tozun çok saf ve gözler için sağlıklı olduğu söylenir. Kullanana insanların itaatini sağlar. Aynı etki şahin, akbaba ve tavuskuşu kemiğinden yapılma siyah tozla da elde edilebilir.

Böylece birinin itââat etmesini sağlama yolları sona ermiş olur.

Cinsel gücü artırma yolları şöyledir:

(a). Bir erkek şeker, uchchata bitkisi kökü, biber chabası ve meyan kökü karıştırılmış süt içerek cinsel güç elde eder.

(b). İçinde bir koçun ya da keçinin erbezi kaynatılmış, şekerle karıştırılmış süt içmek de güç verir,

(c). Hedysarum gangeticum, kuili ve kşrika bitkilerinin suyunu sütle karıştırılmış olarak içmek de aynı sonucu yaratır.

(d). Sarseviera roxburghiana tohumlarıyla birlikte sivri biber tohumları ve hedysarum gangeticum bitkisi beraber karıştırılarak sütle birlikte aynı sonucu yaratır.

(e). Eski yazarlara göre, eğer bir erkek trapa bispinosa, kasurika, tuscan yasemini ve meyan kökünün tohumlarını ya da köklerini kşirakapoli (bir çeşit soğan) ile ezerse ve tozu, şeker ve kaynamış tereyağı ile karıştırılmış süte ekleyip tüm karışımı uygun ateşte buharlaştırıp kalanı içerse, sayısız kadınla beraber olabilecektir,

(f). Aynı şekilde, eğer bir erkek, serçe yumurtalaoyla pirinç karıştırıp bunu sütte kaynatarak, kaynatılmış tereyağı ve bal eklerse ve gerektiği kadar içerse aynı etkiyi yaratacaktır,

(g). Eğer bir erkek, susam çekirdeğinin kabuğunu alıp, serçe yumurtasına batırırsa ve sonra sütte kaynatıp, trapa bispinosa ve kasurika bitkisinin meyveleri, şeker ve kaynamış tereyağıyla karıştırıp, buğday ve fasulye ununa ekleyerek içerse birçok kadınla beraber olabileceği söylenir,

(h). Eğer kaynatılmış tereyağı, bal, şeker ve meyan kökü, rezene bitkisinin suyu ve süt eşit miktarda karıştırılırsa, bu nektar gibi bileşimin kutsal ve cinsel gücü arttırıcı, yaşam koruyucu ve tatmasının güzel olduğu söylenir.

(ı). Asparagus racemosus ve shvadaushtra bitkisini ezilmiş premne spinosa meyveleriyle birlikte suda haşlamanın ve içmenin aynı etkiyi yarattığı söylenir,

(i). Asparagus racemosus, shvadustra bitkisi, guduchi bitkisi, sivri biber ve meyan kökünün süt, bal ve kaynatılmış tereyağında kaynatılmasından elde edilen sıvıyı içmenin aynı etkiyi yaptığı söylenir,

(j). Bahar sabahları kaynatılmış manda yağı içmenin sağlığa ve güce yararlı, tadının da güzel olduğu söylenir.

(k). Eğer şvadustra tohumu ve arpa çiçeği tozu eşit miktarda karıştırılıp bir miktarı her sabah kalkarken yenirse, önceki tariflerin etkisini gösterir. Konu hakkında şöyle özlü sözler vardır: "Aşkı ve cinsel gücü arttırma yolları bitkisel ilaçlar biliminden, büyü sanatlarında bilgili birisinden ve güvenilir akrabalardan öğrenilir. Yalnız bunların vücuda zarar verenlerinden, hayvanların ölümüne yol açanlarından ve düşük şeyler yapılmasına sebep olanlarından uzak durulması gerekir. Bu yollardan kutsal olanlarına, iyi bilinenlerine ve Brahmanlar ve dostlarca uygun bulunanlarına başvurulmalıdır."

Kazandırdıklarına Dair « Vatsyayana Sutra

Bütün yaşamı yüz yıl olan insan farklı zamanlarda Darma, Arta ve Kama'yı bir şekilde, birbirleriyle çakışmadan uygulayabilmelidir. Çocukluğunda eğitim alması, gençliğinde ve orta yaşlılığında Arta ve Kama'yı uygulaması ve yaşlılığında Darma'ya göre davranması gerekir.

Böylece Mokşa'yı kazanmaya çalışarak ilerdeki ruh göçünden kurtulmalıdır. Ya da yaşamın belirsizlikleri söz konusu olduğunda, bunları uygulanması emredilen zamanlarda uygulamalıdır. Yalnız, eğitimini bitirene dek yaşamını bir din öğrencisi gibi sürdürmeye dikkat etmelidir.

Darma, Şastra yani Hinduların Kutsal Kitabı'nın kurban adama ve et yememe gibi emirlerinin yerine getirilmesidir: Kurban adamak genelde yapılmaz, çünkü bu dünyaya ilişkin değildir ve görünür etkisi yoktur; et yememek genelde uygulanır çünkü bu dünyaya aittir ve görünür sonuçları vardır.

Darma'nın Şruti'den (Kutsal Kitap) ve Şruti'yi bilen kişilerden öğrenilmesi gerekir.

Arta, sanatların, toprağın, altının, sığır sürülerinin, zenginlik, mal mülk ve arkadaşların kazanılmasıdır. Bu, ayrıca, kazanılanın korunması ve korunanın çoğaltılması demektir.

Arta, kralın adamlarından ve ticaret yoluyla deneyim kazanmış olan tacirlerden öğrenilmelidir.

Kama, ruhla birlikte aklın yardımıyla, beş duyu aracılığıyla, işitme, hissetme, görme, tat alma ve koklamayla uygun nesnelerden zevk almadır. Buradaki temel şey, duyum organı ve onun nesnesi arasındaki kendine has bağlantıdır ve bu bağlantıdan ortaya çıkan zevk bilincine Kama denir.

Kama, Kama Sutra'dan (Aşk Üzerine Özlü Sözler) ve yurttaşların uygulamalarından öğrenilir.

Bu üçü, yani Darma, Arta ve Kama bir araya geldiğinde, önem sıraları yazılıştaki sıraya göredir; yani Darma Arta'dan daha iyidir, Arta da Kama'dan. Ancak, erkekler canlılıklarını Arta'dan kazandıkları için, Arta'nın her zaman, önce kralca uygulanması gerekir. Ayrıca, genel kadınlar Kama doğrudan işleri olduğundan dolayı, Kama'yı diğer ikisine tercih etmelidirler. Genel kurala istisnalar bunlardır.

1. İTİRAZ

Bazı bilgili insanlar derler ki, Darma bu dünyaya ait olmayan şeylerle ilgili olduğu için ancak bir kitaptan öğrenilebilir. Arta da böyledir, çünkü ona yalnızca uygun yollarla ulaşılır ve bu yollar yalnızca çalışmayla ve kitaplardan öğrenilebilir. Oysa Kama, vahşi yaratıklar tarafından bile uygulanan ve her yerde bulunur bir şey olduğundan, elde etmek için hiçbir çaba gerekmez.

YANIT

Bu doğru değildir. Kadın ve erkeğe bağlı bir şey olan cinsel ilişki, onların uygun yolları kullanmalarını gerektirir ve bu yollar da Kama Şastra'dan öğrenilir. Vahşi yaratıklarda uygun yolların kullanılmaması, onların zaptedilmemişlikleri, dişilerin yalnızca belirli mevsimlerde cinsel ilişkiye uygun olması hiçbir düşüncenin sonucu olmayan cinsel ilişkilerinden dolayıdır.

2. İTİRAZ

Lokayatikalar derler ki: Dinsel emirler, ileride kazandıracakları şeyler için izlenmemelidir, ayrıca bir şey kazandıracakları da şüphelidir. Hangi aptal kişi, kendi elindekini başkasının eline aktarır? Üstelik bugünkü bir güvercin, yarınki bir tavustan; elde edildiği kesin olan bakır para elde edileceği kuşkulu olan altın paradan daha iyidir.

YANIT

Bu doğru değildir.

Birincisi; Darma'nın uygulanmasını emreden Kutsal Kitap şüpheye izin vermez.

İkincisi; düşmanların yıkımı ya da yağmurun yağması için yapılan adakların yararlı olduğu görülmektedir.

Üçüncüsü; güneş, ay, yıldızlar, gezegenler ve diğer göksel cisimler, özellikle dünyanın iyiliği için çalışıyor gözükmektedirler.

Dördüncüsü; bu dünyanın varlığı, insanların dört sınıfı ve yaşamın dört aşamasıyla ilgili kuralların yerine getirilmesinin sonucudur.

Beşincisi; tohumun gelecekteki ürünlerin umuduyla toprağa atıldığını görmekteyiz.

Vatsyayana'ya göre bu yüzden dinsel emirlere boyun eğmeliyiz.

3. İTİRAZ

Yazgının her şeyin ana kuvveti olduğuna inananlar derler ki: Zenginliğe ulaşmak için çaba harcamamız gerekir. Bazen denediğimiz halde elde edemesek de bazen hiç çaba göstermediğimiz halde kendiliğinden gelir. Böylece her şey, kazanmanın ve kaybetmenin, başarmanın ve yenilmenin, zevkin ve acının efendisi olan yazgının gücündedir. Böylece Bali'nin İndra'nın saltanatına geçmesi ve yine aynı güççe indirilmesinde gördüğümüz gibi yalnızca yazgı onu eski konumuna getirebilmiştir.

YANIT

Böyle söylemek doğru değildir. Her çeşit olayda bir şeyin kazanımı biraz çaba gerektirdiği için amaçlarımıza ulaşmamızın uygun yollara bağlı olduğu söylenebilir.

Uygun yolların uygulanması böylece zorunludur (olmaya yazgılı bir şey söz konusu olduğunda bile), bundan da hiçbir şey yapmayan kimsenin mutlu olmayacağı ortaya çıkar.

4. İTİRAZ

Arta'nın elde edilmesi gereken esas şey olduğunu düşünen kişiler şunu savunurlar: Zevk aranmamalıdır çünkü saygıdeğer kişilerce de hoş karşılanmayan zevkler, ikisi de zevklere göre üstün olan Darma ve Arta'nın uygulanmasına engel olur.

Ayrıca zevkler insanı sıkıntıya düşürür ve düşük kişilerle temas ettirir; insanın doğru olmayan hareketler yapmasına sebep olur ve insanın saflığını bozar; insanı geleceğe önem vermez kılar, düşüncesizlik ve hafifliğe teşvik ederler. Ve son olarak hiç kimsenin ona inanmamasına, hiç kimse tarafından kabul edilmemesine ve kendisi de dahil herkesçe küçümsenmesine sebep olur.

Dahası, kendilerini yalnız zevke kaptıranların aileleri ve akrabalarıyla birlikte mahvolduğuna inanılır. Örneğin, Boja Hanedanının Kralı Dandakya kötü niyetle bir Brahma'nın kızını kaçırdı ve işin sonunda mahvoldu, krallığını kaybetti.

Ahalya'nın bekâretini bozan İndra da bu yaptığının cezasını çekti. Benzer bir olay olarak, Draupadi'yi baştan çıkarmaya çalışan güçlü Kiçaka ve Sita'yı elde etmeye yeltenen Ravana yaptıkları için cezalandırıldılar. Bunlar ve başka birçok insan zevklerine uyup mahvoldular.

YANIT

Bu itiraz kabul edilemez. Zevkler yaşamı sürdürmek ve vücut sağlığı için yemek kadar gerekli olduğundan eşit derecede karşılanmalıdır. Dahası zevkler, Darma ve Arta'nın sonuçlarıdır. Bu yüzden zevkler aşırılığa kaçmadan, dikkatle uygulanmalıdır. Yemek isteyen dilenciler var diye kimse yemek pişirmekten çekinmez, ya da olgunlaştığında ürünü tahrip edecek geyikler var diye kimse tohum ekmekten çekinmez.

Böylece Darma, Arta ve Kama'yı uygulayan birisi, hem bu dünyada hem de gelecek dünyada mutluluğa sahip olur. Bu eylemleri iyi yapmaktan, gelecek dünyada sonuçları ne olur diye korkmaya gerek olmadığı gibi bu hareketlerin iyiliği konusunda da tehlike yoktur. Darma, Arta ve Kama'nın birlikte ya da herhangi ikisinin ya da birisinin bile uygulanmasına yol açan her eylemin yapılması gerekir. Ancak, bir tanesinin uygulanması, kalan ikisine mal olacaksa yapılmaması gerekir.