Kamasutra hakkında herşey

Kadının Yaşam Tarzı « Eşe Dair

Kocasını seven erdemli bir kadın, kutsal bir varlıkmışçasına kocasının isteklerine uygun hareket eder. Erkeğin onayıyla ailesinin tüm bakımını üstüne alır. Tüm evi temiz tutarak eve, derli toplu ve çekici bir görünüm kazandırır. Evi bir bahçeyle çevirip, bahçeye sabah, öğlen ve akşam adakları için gereken malzemeleri koyar. Ev Tanrılarının mabedine saygı göstermelidir. Gonardiya şöyle der: "Hiçbir şey, yukarıda bahsedilenlerin dikkatle görülmesi kadar bir erkeğin kalbini çalamaz."

Kadın kocasının ana babasına, akrabalarına, arkadaşlarına, kız kardeşlerine ve hizmetçilerine hak ettikleri gibi davranır. Bahçeye yeşil sebzeler, şeker kamışı, incir ağacı kümeleri, hardal bitkisi, maydanoz, rezene, xanthochymus pictorius ekmelidir. Trapa bispinosa, yasemin, gasminum grandiflorum, sarı horoz ibiği, yabani yasemin, taber namontana coronaria, nadyaworta, cin gülü ve diğerleri gibi birçok demedi, güzel kokulu andropogan schoenanihus otunu ve andropogon miricatus bitkisinin güzel kokulu kökleri ile birlikte ekmelidir. Bahçede kanapeler ve kameriyeler olmalı ve ortaya havuz, sarnıç ya da kuyu kazılmalıdır.

Kadın her zaman kadın dilencilerin, budist kocakarı ilaççıların, iffetsiz ve derbeder kadınların, kadın falcı ve cadıların arkadaşlığından sakınmalıdır. Yemekler konusunda ise her zaman kocasının sevdiklerini ve sevmediklerini, ona yararlı ve zararlı şeyleri göz önünde bulundurmalıdır.

Kocasının ayak seslerini duyduğu anda ayağa kalkıp isteklerini yapmaya hazır olmalı ya da hizmetçilerine erkeğin ayaklarını yıkamalarını emretmeli ya da kendisi yıkamalıdır. Kocasıyla bir yere giderken süslerini takmalı, erkeğin onayı olmadan davet kabul etmemeli, kimseyi de davet etmemeli, evlilik törenlerine ya da adaklara gitmemeli, kadın arkadaşlarıyla oturmamalı ya da Tanrıların tapınaklarını ziyaret etmemelidir.

Herhangi çeşit bir oyun ya da spor yapmak isterse kocasına danışmalıdır. Aynı şekilde her zaman kocasından sonra oturmalı ve ondan önce kalkmalı, uyurken onu asla uyandırmamalıdır. Mutfak, yabancılar tarafından görülemeyecek, sessiz ve uzak bir yerde olmalı ve her zaman temiz olmalıdır.

Kocası tarafından kötü davranıldığında kocasını çok fazla suçlamayıp, biraz mutsuz görünmelidir. Yalnız ya da arkadaşlarıyla birlikteyken kötü kelimeler kullanmayıp yatıştırıcı kelimelerle azarlamalıdır. Gonardiya soğuk olunmaması gerektiğini, en çok bu özelliğin erkekte kadına karşı sevgisizlik yaratacağını söyler.

Son olarak kötü deyimlerden, surat asmaktan, kendi kendine konuşmaktan, kapıda durmaktan ve geçenlere bakmaktan, zevk konularında muhabbet etmekten ve uzun süre tenha yerlerde kalmaktan kaçınmalıdır; son olarak vücudunu, dişlerini, saçını ve kendisine ait her şeyi düzenli ve temiz tutmalıdır.

Bir kadın kocasına özel olarak yaklaşmak isterse, giysisi süslerle ve birçok çeşit çiçekle bezenmiş renk renk bir kumaştan olmalı ve güzel kokulu bir yağ ya da krem sürmüş olmalıdır. Günlük giysisi ince, sıkı dokunmuş bir kumaştan, birkaç süs ve çiçek ile biraz kokudan oluşur. Kocasının oruçları ve adaklarını da izlemeli, kocası onun bir şeyler yapmasını önlemeye çalışırsa, yapmaya izin vermesi için razı etmelidir.

Yılın belli zamanlarında, ucuz satıldığında toprak, bambu, ateş odunu, deri, demir kaplar ve tuz ile yağ almalıdır. Güzel kokulu özler, vvrightea antidysenterica ya da oval yapraklı vvrigteâ meyvesinden yapılma kaplar, ilaçlar ve her zaman gerekli şeyler alınıp evin gizli bir köşesine konmalıdır. Turp, patates, pancar, Hint pelini, mango, salatalık, patlıcan, kusmanda, su kabağı, şurana, bignonia indica, sandal ağacı, premna spinosa, sarımsak, soğan ve diğer sebzelerin tohumları alınmalı ve uygun mevsimde ekilmelidir.

Bir kadın ne kocasının ona açıkladığı sırları ne de servetinin miktarını yabancılara söylemez. Yaşamda kendisiyle aynı seviyedeki tüm kadınları zekilikte, görünüşte, yemek bilgisinde, gururda ve kocasına hizmette geçmelidir. Senelik harcamalar kârlara göre düzenlenir.

Yemeklerden sonra kalan süt tereyağına katılır. Yağ ve şeker evde yapılmalıdır. Yün eğirme ve dokuma da evde yapılmalıdır. Sicimler ve ipler, ayrıca ipe dönüştürmek için ağaç kabukları bulundurulur. Kadın, taneler ve çöpü ayrı ayrı kullanmak amacıyla pirinç ayıklamaya ve dövmeye gider. Hizmetçilerin aylıklarını ödemeli, tarlaların işlenmesi, sürülerin ve davarların beslenmesine bakmalı, araçların işleyişini yönetmeli, koçlara, horozlara, bıldırcınlara, papağanlara, sığırcıklara, guguk kuşlarına, tavuskuşlarına, maymunlara ve geyiklere bakmalı ve son olarak günlük gelir ve gideri ayarlamalıdır.

Eskimiş giysiler, yaptıkları işten memnun kalındığını göstermek için iyi iş gören hizmetçilere verilmeli ya da başka bir şekilde kullanılmalıdır. İçinde şarap hazırlanan ve saklanan şişeler dikkatlice korunup zamanında kaldırılmalıdır. Tüm satışlara ve alımlara gidilmelidir. Kocanın arkadaşları çiçek, yağ, tütsü, fındık ve fındık yaprağı verilerek karşılanmalıdır.

Kadın kayınpederi ve kaynanasına hak ettikleri gibi davranarak, her zaman isteklerine bağlı olmalı, asla karşı çıkmamalı, onlarla az ve sert olmayan kelimelerle konuşmalı, yanlarında yüksek sesle gülmemeli ve düşmanlarına kendi düşmanıymış gibi davranmalıdır. Yukarıdakilere ek olarak, kibirli ya da zevklerle fazla meşgul olmamalıdır. Hizmetçilerine karşı açık görüşlü olup festivallerde ve bayramlarda ödüllendirmelidir. Kocasına bildirmeden hiçbir şey vermemelidir.

Erdemli bir kadın olarak yaşama yolları bunlardan ibarettir.

Kocasının seyahatte olduğu zamanlar, erdemli bir kadın sadece uğurlu süslerini takıp, Tanrılar adına oruçları tutmalıdır. Kocasından haber almayı merakla beklerken, ev işlerine bakmayı da sürdürür. Evdeki yaşlı kadınlarla birlikte uyumalı ve onlarla iyi geçinmelidir. Kocasının sevdiği şeylere bakmalı ve onarmalı, kocasının başladığı işleri devam ettirmelidir.

Kendi akrabalarını ziyarete sevinç ve üzüntü zamanları dışında gitmemeli, gittiği zamanlar her zamanki seyahat giysisiyle, kocasının hizmetçileri eşliğinde gitmeli ve orada çok kalmamalıdır. Oruçlar ve bayramlar evdeki yaşlıların onayıyla izlenmelidir. Tüccarlar ya da denetlenen dürüst hizmetkârlar aracılığıyla yapılan alışlar ve satışlarla kaynaklar arttırılabilir. Gelir olabildiğince arttırılmalı, zarar azaltılmalıdır.

Kadın, kocası seyahatten döndüğünde, yokluğunda nasıl yaşadığını görmesi için sıradan bir elbiseyle karşılayıp, ona bazı armağanlar ayrıca Tanrıçaya tapması için gereken şeyleri vermelidir.

Kocası seyahatte olan bir kadının nasıl davranması gerektiğiyle ilgili bölüm burada son bulur.

Bu konuda bazı özlü sözler vardır:

"Bir kadın, soylu bir ailenin kadını, tekrar evlenmiş bir bakire dul (Burada herhalde, çocukken ya da çok gençken evlenmiş ve buluğa erişmeden kocası ölmüş bir kızdan bahsedilmektedir. Çocuk yaşta evlilikler Hindular arasında yaygın bir gelenektir.) ya da bir kapatma da olsa kocasına bağlı ve her şeyi onun refahı için yaparak iffetli bir yaşam sürdürmelidir. Böyle davranan kadınlar Darma, Arta ve Kama'ya ulaşıp yüksek bir konum elde eder ve kocalarını kendilerine bağlı kılarlar."

Darma, Arta ve Kama « Vatsyayana Sutra

Başlangıçta Varlıkların Efendisi erkekleri ve kadınları yarattı. Yüz bin bölümlük enikler biçiminde, bu varlıkları Darma, Arta ve Kama'ya göre düzenlemek için kurallar koydu. Bu emirlerden Darma'ya nasıl uygun davranılacağını esas alan bazıları ayrıca Svayambu Manu tarafından yazılmıştır; Arta'ya ilişkin olanlar Brihaspati tarafından toplanıp sıraya konmuştur; Kama'dan bahsedenler ise Mahadeva'nın izleyicisi Nandi tarafından bin bölümde yorumlanmıştır.

Şimdi, Nandi tarafından bin bölümde yazılmış olan bu Kama Sutra (Aşk Üzerine Özlü Sözler), Uddvalaka'nın oğlu Şvetaketu tarafından beş yüz bölüme indirilmiş olarak yeniden yazılmıştır. Ve yine benzer biçimde Punçala (Güney Delhi) ülkesinin bir mirasçısı olan Babravya tarafından kısaltılarak yüz elli bölüm halinde yeniden yazılmıştır. Bu yüz elli bölüm ayrı ayrı adlandırılan yedi başlık ya da bölüm altında toplanmıştır:

1. Sadarana (genel konular).
2. Samprayogika (kucaklaşmalar vs.).
3. Kanya Samprayuktaka (dişi ve erkeklerin birleşmesi).
4. Baryadhikarika (kişinin kendi karısına dair).
5. Paradika (başka kişilerin karılarına dair).
6. Vaysika (zevk kadınlarına dair).
7. Opamişadika (baştan çıkarma sanatlarında, kuvvetlendirici ilaçlara dair).

Kazandırdıklarına Dair « Vatsyayana Sutra

Bütün yaşamı yüz yıl olan insan farklı zamanlarda Darma, Arta ve Kama'yı bir şekilde, birbirleriyle çakışmadan uygulayabilmelidir. Çocukluğunda eğitim alması, gençliğinde ve orta yaşlılığında Arta ve Kama'yı uygulaması ve yaşlılığında Darma'ya göre davranması gerekir.

Böylece Mokşa'yı kazanmaya çalışarak ilerdeki ruh göçünden kurtulmalıdır. Ya da yaşamın belirsizlikleri söz konusu olduğunda, bunları uygulanması emredilen zamanlarda uygulamalıdır. Yalnız, eğitimini bitirene dek yaşamını bir din öğrencisi gibi sürdürmeye dikkat etmelidir.

Darma, Şastra yani Hinduların Kutsal Kitabı'nın kurban adama ve et yememe gibi emirlerinin yerine getirilmesidir: Kurban adamak genelde yapılmaz, çünkü bu dünyaya ilişkin değildir ve görünür etkisi yoktur; et yememek genelde uygulanır çünkü bu dünyaya aittir ve görünür sonuçları vardır.

Darma'nın Şruti'den (Kutsal Kitap) ve Şruti'yi bilen kişilerden öğrenilmesi gerekir.

Arta, sanatların, toprağın, altının, sığır sürülerinin, zenginlik, mal mülk ve arkadaşların kazanılmasıdır. Bu, ayrıca, kazanılanın korunması ve korunanın çoğaltılması demektir.

Arta, kralın adamlarından ve ticaret yoluyla deneyim kazanmış olan tacirlerden öğrenilmelidir.

Kama, ruhla birlikte aklın yardımıyla, beş duyu aracılığıyla, işitme, hissetme, görme, tat alma ve koklamayla uygun nesnelerden zevk almadır. Buradaki temel şey, duyum organı ve onun nesnesi arasındaki kendine has bağlantıdır ve bu bağlantıdan ortaya çıkan zevk bilincine Kama denir.

Kama, Kama Sutra'dan (Aşk Üzerine Özlü Sözler) ve yurttaşların uygulamalarından öğrenilir.

Bu üçü, yani Darma, Arta ve Kama bir araya geldiğinde, önem sıraları yazılıştaki sıraya göredir; yani Darma Arta'dan daha iyidir, Arta da Kama'dan. Ancak, erkekler canlılıklarını Arta'dan kazandıkları için, Arta'nın her zaman, önce kralca uygulanması gerekir. Ayrıca, genel kadınlar Kama doğrudan işleri olduğundan dolayı, Kama'yı diğer ikisine tercih etmelidirler. Genel kurala istisnalar bunlardır.

1. İTİRAZ

Bazı bilgili insanlar derler ki, Darma bu dünyaya ait olmayan şeylerle ilgili olduğu için ancak bir kitaptan öğrenilebilir. Arta da böyledir, çünkü ona yalnızca uygun yollarla ulaşılır ve bu yollar yalnızca çalışmayla ve kitaplardan öğrenilebilir. Oysa Kama, vahşi yaratıklar tarafından bile uygulanan ve her yerde bulunur bir şey olduğundan, elde etmek için hiçbir çaba gerekmez.

YANIT

Bu doğru değildir. Kadın ve erkeğe bağlı bir şey olan cinsel ilişki, onların uygun yolları kullanmalarını gerektirir ve bu yollar da Kama Şastra'dan öğrenilir. Vahşi yaratıklarda uygun yolların kullanılmaması, onların zaptedilmemişlikleri, dişilerin yalnızca belirli mevsimlerde cinsel ilişkiye uygun olması hiçbir düşüncenin sonucu olmayan cinsel ilişkilerinden dolayıdır.

2. İTİRAZ

Lokayatikalar derler ki: Dinsel emirler, ileride kazandıracakları şeyler için izlenmemelidir, ayrıca bir şey kazandıracakları da şüphelidir. Hangi aptal kişi, kendi elindekini başkasının eline aktarır? Üstelik bugünkü bir güvercin, yarınki bir tavustan; elde edildiği kesin olan bakır para elde edileceği kuşkulu olan altın paradan daha iyidir.

YANIT

Bu doğru değildir.

Birincisi; Darma'nın uygulanmasını emreden Kutsal Kitap şüpheye izin vermez.

İkincisi; düşmanların yıkımı ya da yağmurun yağması için yapılan adakların yararlı olduğu görülmektedir.

Üçüncüsü; güneş, ay, yıldızlar, gezegenler ve diğer göksel cisimler, özellikle dünyanın iyiliği için çalışıyor gözükmektedirler.

Dördüncüsü; bu dünyanın varlığı, insanların dört sınıfı ve yaşamın dört aşamasıyla ilgili kuralların yerine getirilmesinin sonucudur.

Beşincisi; tohumun gelecekteki ürünlerin umuduyla toprağa atıldığını görmekteyiz.

Vatsyayana'ya göre bu yüzden dinsel emirlere boyun eğmeliyiz.

3. İTİRAZ

Yazgının her şeyin ana kuvveti olduğuna inananlar derler ki: Zenginliğe ulaşmak için çaba harcamamız gerekir. Bazen denediğimiz halde elde edemesek de bazen hiç çaba göstermediğimiz halde kendiliğinden gelir. Böylece her şey, kazanmanın ve kaybetmenin, başarmanın ve yenilmenin, zevkin ve acının efendisi olan yazgının gücündedir. Böylece Bali'nin İndra'nın saltanatına geçmesi ve yine aynı güççe indirilmesinde gördüğümüz gibi yalnızca yazgı onu eski konumuna getirebilmiştir.

YANIT

Böyle söylemek doğru değildir. Her çeşit olayda bir şeyin kazanımı biraz çaba gerektirdiği için amaçlarımıza ulaşmamızın uygun yollara bağlı olduğu söylenebilir.

Uygun yolların uygulanması böylece zorunludur (olmaya yazgılı bir şey söz konusu olduğunda bile), bundan da hiçbir şey yapmayan kimsenin mutlu olmayacağı ortaya çıkar.

4. İTİRAZ

Arta'nın elde edilmesi gereken esas şey olduğunu düşünen kişiler şunu savunurlar: Zevk aranmamalıdır çünkü saygıdeğer kişilerce de hoş karşılanmayan zevkler, ikisi de zevklere göre üstün olan Darma ve Arta'nın uygulanmasına engel olur.

Ayrıca zevkler insanı sıkıntıya düşürür ve düşük kişilerle temas ettirir; insanın doğru olmayan hareketler yapmasına sebep olur ve insanın saflığını bozar; insanı geleceğe önem vermez kılar, düşüncesizlik ve hafifliğe teşvik ederler. Ve son olarak hiç kimsenin ona inanmamasına, hiç kimse tarafından kabul edilmemesine ve kendisi de dahil herkesçe küçümsenmesine sebep olur.

Dahası, kendilerini yalnız zevke kaptıranların aileleri ve akrabalarıyla birlikte mahvolduğuna inanılır. Örneğin, Boja Hanedanının Kralı Dandakya kötü niyetle bir Brahma'nın kızını kaçırdı ve işin sonunda mahvoldu, krallığını kaybetti.

Ahalya'nın bekâretini bozan İndra da bu yaptığının cezasını çekti. Benzer bir olay olarak, Draupadi'yi baştan çıkarmaya çalışan güçlü Kiçaka ve Sita'yı elde etmeye yeltenen Ravana yaptıkları için cezalandırıldılar. Bunlar ve başka birçok insan zevklerine uyup mahvoldular.

YANIT

Bu itiraz kabul edilemez. Zevkler yaşamı sürdürmek ve vücut sağlığı için yemek kadar gerekli olduğundan eşit derecede karşılanmalıdır. Dahası zevkler, Darma ve Arta'nın sonuçlarıdır. Bu yüzden zevkler aşırılığa kaçmadan, dikkatle uygulanmalıdır. Yemek isteyen dilenciler var diye kimse yemek pişirmekten çekinmez, ya da olgunlaştığında ürünü tahrip edecek geyikler var diye kimse tohum ekmekten çekinmez.

Böylece Darma, Arta ve Kama'yı uygulayan birisi, hem bu dünyada hem de gelecek dünyada mutluluğa sahip olur. Bu eylemleri iyi yapmaktan, gelecek dünyada sonuçları ne olur diye korkmaya gerek olmadığı gibi bu hareketlerin iyiliği konusunda da tehlike yoktur. Darma, Arta ve Kama'nın birlikte ya da herhangi ikisinin ya da birisinin bile uygulanmasına yol açan her eylemin yapılması gerekir. Ancak, bir tanesinin uygulanması, kalan ikisine mal olacaksa yapılmaması gerekir.

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy