Kamasutra hakkında herşey

Birleşmeyi Başlatma ve Bitirme « Cinsel Birleşmeye Dair

Yurttaş yıkanmış ve giyinmiş olarak kadını, çiçeklerle süslenmiş ve parfüm kokulu zevk odasında, arkadaşları ve hizmetkarlarıyla karşılayarak serinletici bir şeyler içmeye davet eder. Daha sonra kadının sol tarafına oturarak saçını tutar. Giysisine dokunacak şekilde otururken kadını yavaşça sağ koluyla sarar. Çeşitli konular hakkında eğlenceli muhabbetler yaparlar.

Ayrıca genelde toplumda konuşulmayan ve kaba kabul edilen şeylerden de bahsedebilirler. Daha sonra şarkı söylerler (hareketler eşliğinde olabilir), müzik aletleri çalarlar, sanatlardan bahsedip birbirlerini bir şeyler içmeye ikna ederler. Kadın sonunda aşk ve tutkuya yenildiğinde, yurttaş çevresindeki insanlara çiçekler, yağlar, fındık yaprakları vererek uzaklaştırır. Yalnız kaldıklarında önceki kısımlarda anlatıldığı gibi devam etmelidir.

Cinsel birleşmeye böyle başlanır. Birleşmenin sonunda âşıklar birbirlerine bakmadan ayrı ayrı banyoya giderler. Bundan sonra kendi yerlerinde oturarak biraz fındık yaprağı çiğnerler. Yurttaş kadının vücuduna eliyle biraz saf sandal ağacı yağı ya da başka bir yağ sürer. Daha sonra kadını sol koluyla sararak ikna edici sözlerle elinde tuttuğu içkiyi içirmelidir.

Kadına içmek için su da verebilir. Zevklerine göre tatlı ya da herhangi bir şey yiyip taze meyve suyu, (Hindistan'da kakao fıstığı ağacının, hurma ağacının ve çeşitli palmiye ağaçlarının suları içilir. Bunlar hemen bozulur, fermantasyona uğrar ve liköre dönüşür.) çorba, yulaf lapası, et suyu, şerbet, mango suyu, limonata ya da farklı ülkelerde içilen herhangi bir tatlı, hafif ve saf olan şeyler içilir.

Âşıklar sarayın ya da evin terasında oturarak ay ışığını seyredip güzelce muhabbet edebilirler. Bu arada, kadın erkeğin kucağında yüzü aya dönük otururken yurttaş ona çeşitli gezegenleri, sabah yıldızını, kutup yıldızını ve Büyük Ayı'yı gösterir. Böylece cinsel birleşme sona erer.

Birleşmenin çeşitleri şunlardır:

Aşk birleşmesi.
Aşkla biten birleşme.
Yapay aşk birleşmesi.
Aktarmalı aşk birleşmesi.
Hadımlarınki gibi birleşme.
Hileli birleşme.
Kendiliğinden birleşme.

(1). Birbirlerini bir süredir seven erkek ve kadın zorlukla bir araya gelir ya da ikisinden biri seyahatten döner veya bir kavga yüzünden ayrıldıktan sonra barışırlarsa o zaman birleşmeye "aşk birleşmesi" denir. Âşıkların isteklerine göre ve seçtikleri biçimde yapılır.

(2). Birbirlerine olan aşkları henüz daha başlangıçta olan iki kişi birlikte olurlarsa birleşmelerine "aşkla biten birleşme" denir.

(3). Bir erkek, öpüşme vs. gibi altmış dört sanat aracılığıyla uyarılmaya çalışırsa ya da gerçekte başka insanlara bağlı bir erkek ve bir kadın bir araya geldiğinde birleşmelerine "yapay aşk birleşmesi" denir. Böyle bir zamanda Kama Şastra'da bahsedilen bütün yollar kullanılmalıdır.

(4). Bir erkek kadına ilgi duyduğu halde, birleşmenin başından sonuna kadar başka bir kadını düşünürse buna "aktarmalı aşk birleşmesi" denir.

(5). Bir erkek ve bir kadın su taşıyıcısı ya da aşağı kasttan bir hizmetçi arasında arzu tatmin olana kadar süren ilişkiye "hadımlar gibi birleşme" denir. Bu birleşmede dokunma, öpme ve el hareketleri olmamalıdır.

(6). Bir zevk kadını ve köylü arasındaki ilişki ile yurttaşlar ve köylü kadınlar ve sınır ülkelerinin kadınları arasındaki birleşmeye "hileli birleşme" denir.

(7). Birbirlerine bağlı olan ve zevkleri için yapılan birleşmeye "kendiliğinden birleşme" denir. Böylece birleşme çeşitleri sona ermiş olur.

Şimdi aşk kavgalarından bahsedeceğiz.

Bir erkeğe çok âşık olan bir kadın, rakibesinin adını duymaya, onunla ilgili konuşmalara, yanlışlıkla onun ismiyle hitap edilmesine tahammül edemez. Böyle bir şey olursa büyük bir kavga çıkar, kadın bağırır, kızar, saçını dağıtır, âşığına vurur, giysilerini ve süslerini parçalayarak kendisini yataktan ya da koltuğundan yere atar.

Böyle bir zamanda âşığı kadını sakinleştirmeye çalışmalı, dikkatlice kaldırıp yatağa yatırmalıdır. Ama kadın sorularına yanıt vermeyerek, artan bir kızgınlıkla erkeğin saçını çekerek kafasını yatırmalı, kollarına, kafasına, göğsüne ya da sırtına bir, iki ya da üç kez vurduktan sonra odanın kapısına doğru ilerler.

Dattaka'ya göre daha sonra kadın sinirli bir şekilde kapının yanına oturur ve gözyaşı döker; yalnız dışarı çıkmamalıdır, çünkü gittiği için hatalı sayılacaktır. Bir süre sonra âşığının sakinleştirici konuşmalarının ve hareketlerinin maksimuma ulaştığını düşündüğünde, sert ve kötü sözler söyleyerek erkeğe sarılır, aynı zamanda birleşme için de istek gösterir.

Kadın kendi evindeyken âşığıyla kavga ederse, gidip erkeğe nasıl kızgın olduğunu göstermeli ve erkeği terk etmelidir. Yurttaş kadını sakinleştirmek için Vita, Viduşeka veya Pitamurda yolladıktan sonra, eve dönerlerken onlara eşlik etmeli ve geceyi kadınla geçirmelidir.

Böylece aşk kavgaları sona ermiş olur.

Sonuç olarak,

Babravya'nın bahsettiği altmış dört sanatı uygulayan bir erkek amacına ulaşır ve yüksek nitelikli kadınlarla birlikte olur. Diğer konular hakkında iyi konuşsa da altmış dört sanatı bilmezse bilgili insanlar arasında ona saygı duyulmayacaktır. Başka bilgilerden yoksun olan ama altmış dört sanatı iyi bilen bir erkek herhangi bir kadın veya erkek topluluğunda lider olur.

Altmış dört sanata saygı duymayan bir erkek, bilgelerin, kurnazların ve zevk kadınlarının onlara saygı duyduğunu göz önünde bulundurmalıdır. Altmış dört sanat saygın ve büyüleyici olduğundan ve kadınların yeteneklerini arttırdığından dolayı Açaryalar tarafından kadınlara yardımcı olarak nitelenirler. Altmış dört sanatta yetenekli bir erkeğe karısı, başkalarının karıları ve zevk kadınları tarafından aşkla yaklaşılır.

Sanat ve Bilimlere Dair « Vatsyayana Sutra

Kişinin Darma ve Arta'nın içerdiği sanat ve bilimlerin yanısıra, Kama Sutra'yı ve gösterdiği sanat ve bilimleri de öğrenmesi gerekir. Her genç bakire kızın, evlenmeden önce sanat ve bilimleriyle Kama Sutra'yı öğrenmesi gerekir. Evlendikten sonra da kocasının rızasıyla öğrenmeyi sürdürebilir.

Bazı bilgili insanlar bu noktaya itiraz ederler ve derler ki, "Hiçbir bilimi öğrenmelerine izin verilmeyen kadınların, Kama Sutra'yı da öğrenmemesi gerekir."

Ancak Vatsyayana'ya göre bu itiraz, kadınlar Kama Şastra'dan ya da Kama'nın kendisinden türetilmiş olan Kama Sutra'nın uygulanmasını zaten bildiklerinden dolayı geçerliliğini yitirmiştir. Üstelik, bir bilimi uygulamayı herkes bilse de, o bilimin temellendiği kural ve yasaları yalnızca birkaç kişinin bilmesi sadece burada değil, birçok şeyde de geçerlidir.

Böylece Yadnikalar yani adak adayanlar, gramer konusunda cahil olsalar da farklı tanrıçalara hitap ettiklerinde uygun sözcükleri kullanırlar. Ama bu sözcüklerin art arda nasıl dizildiğini bilmezler. Aynı şekilde astroloji biliminden haberdar olmayan kişiler astrolojiyle belirlenmiş uğurlu günlerde gerekenleri yaparlar.

Benzer bir şekilde, at ve fil sürücüleri hayvan eğitme biliminden habersiz olarak yalnızca pratikleriyle bu hayvanları eğitirler. Ve aynı şekilde uzak eyaletlerin halkları, krallığın yasalarına alışkanlıktan, yalnızca başlarında bir kral olduğundan başka neden gerekmeksizin kralın eniklerine uyarlar.

Prens ve rahip kızı olan bazı kadınlar ile genel kadınların Kama Şastra'da gerçekten hünerli olduklarını deneyimimizden biliyoruz.

Bu yüzden, bir kadının Kama Şastra'yı, en azından bir kısmını, güvenilir bir arkadaşıyla çalışarak öğrenmesi gerekir. Kama Şastra'nın bir kısmını oluşturan altmış dört sanatı tek başına çalışması gerekir. Hocasının şu kişilerden birisi olması gerekir: Bir dadının kendisiyle birlikte büyümüş ve evlenmiş kızı evlenmiş olmak koşulu tüm hocalar için geçerlidir ya da her konuda güvenilebilecek bir kız arkadaş ya da teyzesi ya da yaşlı bir hizmetçi ya da eskiden aileyle yaşamış bir kadın dilenci ya da her zaman için güvenilir olan kendi kız kardeşi.

Aşağıdakiler Kama Sutra'yla birlikte öğrenilmesi gereken sanatlardır:

1. Şarkı söyleme.
2. Müzik aletleri çalma.
3. Dans etme.
4. Dans ederken şarkı söyleyip müzik aleti çalabilme.
5. Yazma ve resim yapma.
6. Dövme yapma.
7. Bir putu pirinç ve çiçekle donatmak ve süslemek.
8. Çiçek yataklarını ve topraktaki çiçekleri yaymak ve düzenlemek.
9. Diş, giysi, saç, tırnak ve vücut boyama, üstüne resim yapma.
10. Vitray yapma.
11. Yatak yapma ve uzanmak için halı ve minderleri yayma sanatı.
12. Su ile dolu cam müzik kaplarını çalma.
13. Su kemerlerinde, sarnıçlarda ve su depolarında su saklama ve biriktirme.
14. Resim yapma, süsleme ve bezeme.
15. Kolyeleri, çelenkleri, başa takılan gül çelenklerini hazırlama.
16. Turban ve başa takılan çelenkleri bağlama ve çiçeklerden taç ve tepe düğümleri yapma.
17. Gösteriler yapma. Oyun oynama.
18. Kulak süsleri yapma sanatı.
19. Parfüm ve koku hazırlama sanatı.
20. Mücevherlerin, süslerin ve giysideki süsün uygun düzenlenmesi.
21. Sihir ya da büyü.
22. Becerilerde el çabukluğu.
23. Yemek pişirme ve aşçılık gibi mutfak sanatı.
24. Uygun tat ve renkte limonatalar, şerbetler, mayhoş içkiler ve alkollü özler yapma.
25. Terzilik işleri ve dikiş dikme.
26. İplik ve bükülmüş iplikle papağan, çiçek, sorguç, püskül, salkım, kabartma, topuz vs. yapma.
27. Bilmeceleri, muammaları, örtülü konuşmaları, sözlü bulmacaları ve karışık soruları çözme.
28. Söz tekrarlamaktan oluşan, birisi bitirir bitirmez diğerinin, son konuşmacının sözünün son harfiyle başlayan başka bir söz söylemek zorunda olduğu bir oyun. (Söyleyemeyen kaybeder ve bir tür ceza ödemek zorunda bırakılır.)
29. Taklit ya da benzetme sanatı.
30. Tilavetle ve belirli bir makamla okuma.
31. Söylenmesi zor cümleleri öğrenme. En çok kadınlar ve çocuklar tarafından oynanır. Zor bir cümlenin verilmesiyle başlanır. Hızla tekrar edildiğinde çoğu zaman sözcüklerin yeri değişir ve kötü anlama gelir.
32. Kılıç, tek sopa, dörtte bir değnek, yay ve okla çalışma.
33. Sonuçları söze dökmek, akıl yürütme ve anlama.
34. Marangozluk.
35. Mimari yani bina yapma sanatı.
36. Altın ve gümüş paralar, mücevherler ve kıymetli taşlar hakkında bilgi.
37. Kimya ve mineraloji.
38. Mücevherleri, kıymetli taşları ve boncukları boyama.
39. Madenler ve ocaklar hakkında bilgi.
40. Bahçıvanlık; ağaç ve bitki yetiştirmeyi, hastalıklarını ve yaşlarını belirlemeyi bilme.
41. Horoz, bıldırcın ve koç döğüştürme sanatı.
42. Papağanlara ve sığırcık kuşlarına konuşmayı öğretme sanatı.
43. Vücuda kokulu merhemler sürme, yağlar ve parfümlerle saça şekil verme ve saç örme sanatı.
44. Şifreyle yazılanı anlama ve ilginç biçimlerde yazma sanatı.
45. Sözcük yapılarını değiştirerek konuşma sanatı. (Çeşitli biçimlen vardır. Sözcükleri baştan sona söyleyenler olduğu gibi, bazıları da bir sözcüğün her hecesinin arasına gereksiz harfler ekleyerek konuşur.)
46. Dili ve lehçelerini bilme.
47. Çiçek sepeti yapma sanatı.
48. Gizemli diyagramlar düzenleme, büyü ve muska söyleme ve bileklik bağlama sanatı.
49. Bir parçası verilen mısra ya da kıtaları tamamlamak gibi zihinsel egzersizler; ya da değişik şiirlerden gelişigüzel mısralar verildiğinde bütün bir siki anlamlı olarak tamamlamak için bir, iki veya üç satır eklemek; ya da seslileri sessizlerden ayırma veya tamamını bir araya getirme yoluyla bir şiirin düzensizce yazılmış sözcüklerini düzenlemek; ya da işaret ve simgelerle gösterilen tümceleri şike veya düz yazıya dönüştürmek. Daha bir sürü böyle egzersiz vardır.
50. Şiir yazma.
51. Sözlük ve sözcük bilgisine vakıf olma.
52. Kişilerin görünüşlerini değiştirme ve gizleme yollarına vakıf olma.
53. Nesnelerin görünüşlerini değiştirme sanatına vakıf olma; pamuğa ipeksi, kaba ve sıradan şeylere iyi ve güzel görünüm vermek gibi.
54. Değişik kumar oynama yolları.
55. Mantra ve büyü yoluyla, başkalarının mülküne sahip olma sanatı.
56. Gençlik sporlarında ustalık.
57. Toplumun kurallarını ve başkalarına nasıl saygı gösterileceğini ve iltifat yapılacağını bilme.
58. Savaş sanatını, silahları, orduları bilme.
59. Jimnastik bilme.
60. Yüz hatlarından bir insanın karakterini anlama sanatı.
61. Şiirin kurallarına uymayı ve şiir kurmayı bilme.
62. Aritmetik oyunların bilme.
63. Yapay çiçekler yapma.
64. Kilden figürler ve heykeller yapma.

İyi huylu, güzel ve diğer iyi niteliklere sahip ve yukarıdaki sanatlarda da usta olan bir genel kadın, Ganika yani yüksek nitelikli genel kadın adını alır ve erkekler meclisinde şeref konuğu olur. Üstelik, her zaman kraldan saygı görür, bilge insanlarca övülür ve her yerde aranan biri olur; genel bir ilgi görür. Bir kralın kızı, bir rahibin kızı yukardaki sanatları öğrenmişse kendisinin yanı sıra başka binlerce eş söz konusu olsa da kocasının gözdesi olabilir.

Aynı şekilde, bir kadın kocasından ayrılmış ve kötü duruma düşmüşse, yabancı bir ülkede olsa bile, bu sanatlara ilişkin bilgisi aracılığıyla kendisini kolayca geçindirebilir. Bu sanatların yalın bilgisi bile, bu sanatların uygulanması söz konusu olmasa da bir kadını çekici kılar. Bu sanatlarda usta olan, konuşkan ve âşıkane davranma ve söz söyleme sanatını doğrudan bilen bir erkek, onları yalnızca kısa bir süre önce öğrenmiş olsa bile, kadınların kalbini hemen kazanır.

Kadının Yaşam Tarzı « Eşe Dair

Kocasını seven erdemli bir kadın, kutsal bir varlıkmışçasına kocasının isteklerine uygun hareket eder. Erkeğin onayıyla ailesinin tüm bakımını üstüne alır. Tüm evi temiz tutarak eve, derli toplu ve çekici bir görünüm kazandırır. Evi bir bahçeyle çevirip, bahçeye sabah, öğlen ve akşam adakları için gereken malzemeleri koyar. Ev Tanrılarının mabedine saygı göstermelidir. Gonardiya şöyle der: "Hiçbir şey, yukarıda bahsedilenlerin dikkatle görülmesi kadar bir erkeğin kalbini çalamaz."

Kadın kocasının ana babasına, akrabalarına, arkadaşlarına, kız kardeşlerine ve hizmetçilerine hak ettikleri gibi davranır. Bahçeye yeşil sebzeler, şeker kamışı, incir ağacı kümeleri, hardal bitkisi, maydanoz, rezene, xanthochymus pictorius ekmelidir. Trapa bispinosa, yasemin, gasminum grandiflorum, sarı horoz ibiği, yabani yasemin, taber namontana coronaria, nadyaworta, cin gülü ve diğerleri gibi birçok demedi, güzel kokulu andropogan schoenanihus otunu ve andropogon miricatus bitkisinin güzel kokulu kökleri ile birlikte ekmelidir. Bahçede kanapeler ve kameriyeler olmalı ve ortaya havuz, sarnıç ya da kuyu kazılmalıdır.

Kadın her zaman kadın dilencilerin, budist kocakarı ilaççıların, iffetsiz ve derbeder kadınların, kadın falcı ve cadıların arkadaşlığından sakınmalıdır. Yemekler konusunda ise her zaman kocasının sevdiklerini ve sevmediklerini, ona yararlı ve zararlı şeyleri göz önünde bulundurmalıdır.

Kocasının ayak seslerini duyduğu anda ayağa kalkıp isteklerini yapmaya hazır olmalı ya da hizmetçilerine erkeğin ayaklarını yıkamalarını emretmeli ya da kendisi yıkamalıdır. Kocasıyla bir yere giderken süslerini takmalı, erkeğin onayı olmadan davet kabul etmemeli, kimseyi de davet etmemeli, evlilik törenlerine ya da adaklara gitmemeli, kadın arkadaşlarıyla oturmamalı ya da Tanrıların tapınaklarını ziyaret etmemelidir.

Herhangi çeşit bir oyun ya da spor yapmak isterse kocasına danışmalıdır. Aynı şekilde her zaman kocasından sonra oturmalı ve ondan önce kalkmalı, uyurken onu asla uyandırmamalıdır. Mutfak, yabancılar tarafından görülemeyecek, sessiz ve uzak bir yerde olmalı ve her zaman temiz olmalıdır.

Kocası tarafından kötü davranıldığında kocasını çok fazla suçlamayıp, biraz mutsuz görünmelidir. Yalnız ya da arkadaşlarıyla birlikteyken kötü kelimeler kullanmayıp yatıştırıcı kelimelerle azarlamalıdır. Gonardiya soğuk olunmaması gerektiğini, en çok bu özelliğin erkekte kadına karşı sevgisizlik yaratacağını söyler.

Son olarak kötü deyimlerden, surat asmaktan, kendi kendine konuşmaktan, kapıda durmaktan ve geçenlere bakmaktan, zevk konularında muhabbet etmekten ve uzun süre tenha yerlerde kalmaktan kaçınmalıdır; son olarak vücudunu, dişlerini, saçını ve kendisine ait her şeyi düzenli ve temiz tutmalıdır.

Bir kadın kocasına özel olarak yaklaşmak isterse, giysisi süslerle ve birçok çeşit çiçekle bezenmiş renk renk bir kumaştan olmalı ve güzel kokulu bir yağ ya da krem sürmüş olmalıdır. Günlük giysisi ince, sıkı dokunmuş bir kumaştan, birkaç süs ve çiçek ile biraz kokudan oluşur. Kocasının oruçları ve adaklarını da izlemeli, kocası onun bir şeyler yapmasını önlemeye çalışırsa, yapmaya izin vermesi için razı etmelidir.

Yılın belli zamanlarında, ucuz satıldığında toprak, bambu, ateş odunu, deri, demir kaplar ve tuz ile yağ almalıdır. Güzel kokulu özler, vvrightea antidysenterica ya da oval yapraklı vvrigteâ meyvesinden yapılma kaplar, ilaçlar ve her zaman gerekli şeyler alınıp evin gizli bir köşesine konmalıdır. Turp, patates, pancar, Hint pelini, mango, salatalık, patlıcan, kusmanda, su kabağı, şurana, bignonia indica, sandal ağacı, premna spinosa, sarımsak, soğan ve diğer sebzelerin tohumları alınmalı ve uygun mevsimde ekilmelidir.

Bir kadın ne kocasının ona açıkladığı sırları ne de servetinin miktarını yabancılara söylemez. Yaşamda kendisiyle aynı seviyedeki tüm kadınları zekilikte, görünüşte, yemek bilgisinde, gururda ve kocasına hizmette geçmelidir. Senelik harcamalar kârlara göre düzenlenir.

Yemeklerden sonra kalan süt tereyağına katılır. Yağ ve şeker evde yapılmalıdır. Yün eğirme ve dokuma da evde yapılmalıdır. Sicimler ve ipler, ayrıca ipe dönüştürmek için ağaç kabukları bulundurulur. Kadın, taneler ve çöpü ayrı ayrı kullanmak amacıyla pirinç ayıklamaya ve dövmeye gider. Hizmetçilerin aylıklarını ödemeli, tarlaların işlenmesi, sürülerin ve davarların beslenmesine bakmalı, araçların işleyişini yönetmeli, koçlara, horozlara, bıldırcınlara, papağanlara, sığırcıklara, guguk kuşlarına, tavuskuşlarına, maymunlara ve geyiklere bakmalı ve son olarak günlük gelir ve gideri ayarlamalıdır.

Eskimiş giysiler, yaptıkları işten memnun kalındığını göstermek için iyi iş gören hizmetçilere verilmeli ya da başka bir şekilde kullanılmalıdır. İçinde şarap hazırlanan ve saklanan şişeler dikkatlice korunup zamanında kaldırılmalıdır. Tüm satışlara ve alımlara gidilmelidir. Kocanın arkadaşları çiçek, yağ, tütsü, fındık ve fındık yaprağı verilerek karşılanmalıdır.

Kadın kayınpederi ve kaynanasına hak ettikleri gibi davranarak, her zaman isteklerine bağlı olmalı, asla karşı çıkmamalı, onlarla az ve sert olmayan kelimelerle konuşmalı, yanlarında yüksek sesle gülmemeli ve düşmanlarına kendi düşmanıymış gibi davranmalıdır. Yukarıdakilere ek olarak, kibirli ya da zevklerle fazla meşgul olmamalıdır. Hizmetçilerine karşı açık görüşlü olup festivallerde ve bayramlarda ödüllendirmelidir. Kocasına bildirmeden hiçbir şey vermemelidir.

Erdemli bir kadın olarak yaşama yolları bunlardan ibarettir.

Kocasının seyahatte olduğu zamanlar, erdemli bir kadın sadece uğurlu süslerini takıp, Tanrılar adına oruçları tutmalıdır. Kocasından haber almayı merakla beklerken, ev işlerine bakmayı da sürdürür. Evdeki yaşlı kadınlarla birlikte uyumalı ve onlarla iyi geçinmelidir. Kocasının sevdiği şeylere bakmalı ve onarmalı, kocasının başladığı işleri devam ettirmelidir.

Kendi akrabalarını ziyarete sevinç ve üzüntü zamanları dışında gitmemeli, gittiği zamanlar her zamanki seyahat giysisiyle, kocasının hizmetçileri eşliğinde gitmeli ve orada çok kalmamalıdır. Oruçlar ve bayramlar evdeki yaşlıların onayıyla izlenmelidir. Tüccarlar ya da denetlenen dürüst hizmetkârlar aracılığıyla yapılan alışlar ve satışlarla kaynaklar arttırılabilir. Gelir olabildiğince arttırılmalı, zarar azaltılmalıdır.

Kadın, kocası seyahatten döndüğünde, yokluğunda nasıl yaşadığını görmesi için sıradan bir elbiseyle karşılayıp, ona bazı armağanlar ayrıca Tanrıçaya tapması için gereken şeyleri vermelidir.

Kocası seyahatte olan bir kadının nasıl davranması gerektiğiyle ilgili bölüm burada son bulur.

Bu konuda bazı özlü sözler vardır:

"Bir kadın, soylu bir ailenin kadını, tekrar evlenmiş bir bakire dul (Burada herhalde, çocukken ya da çok gençken evlenmiş ve buluğa erişmeden kocası ölmüş bir kızdan bahsedilmektedir. Çocuk yaşta evlilikler Hindular arasında yaygın bir gelenektir.) ya da bir kapatma da olsa kocasına bağlı ve her şeyi onun refahı için yaparak iffetli bir yaşam sürdürmelidir. Böyle davranan kadınlar Darma, Arta ve Kama'ya ulaşıp yüksek bir konum elde eder ve kocalarını kendilerine bağlı kılarlar."

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy