Kamasutra hakkında herşey

Opariştaka (Ağız Seksi) « Cinsel Birleşmeye Dair

Hadımlar iki türlüdür: Erkek kılığına girenler ve kadın kılığına girenler. Kadın kılığına giren hadımlar giysileriyle, konuşmalarıyla, jestleriyle, ürkeklikleriyle, sadelikleriyle, yumuşaklıklarıyla ve utangaçlıklarıyla kadınları taklit ederler. Kadınların jaganası yani orta kısımlarına yapılanlar bu hadımların ağızlarında yapılır.

Buna opariştaka denir. Bu hadımlar hayallerindeki arzuları ve canlılıkları bu çeşit birleşmeyle elde ederler ve zevk kadınları gibi yaşarlar. Kadın kılığındaki hadımlarla ilgili şeyler bundan ibarettir.

Erkek kılığındaki hadımlar arzularını gizlerler. Bir şey yapmak istediklerinde köpükleyici gibi davranırlar. Köpükleme bahanesiyle erkeğin kalçalarını kendine doğru çeker ve okşarlar. Erkeğin lingamının kalktığını görürse elleriyle sıkar ve erkekle şakalaşırlar. Hadımın niyetini anlayan erkek bir şey söylemezse hadım kendi isteğine göre davranır ve birleşmeyi başlatır. Birleşmeyi eğer erkek emrederse hadım bunu reddeder ve ancak zorlukla kabul eder.

Aşağıdaki sekiz şey hadım tarafından sırasıyla yapılır:

Hafif birleşme.
Yanlarını ısırma.
Dışarı çekme.
İçeri bastırma.
Öpme.
Ovma.
Mango meyvesini emme.
Yutma.

Bunların her birinin sonunda, hadım durma isteğini belirtir. Biri sona erince erkek başka bir şey daha yapmasını ister. Böylece yukarıdakiler birbirini izler.

(1). Hadım elleriyle erkeğin lingamını tutup dudakları arasına koyarak ağzım oynatır. Buna "hafif birleşme" denir.

(2). Hadım parmaklarını bir bitki ya da çiçek kökünü tutar gibi birleştirerek lingamın dibini kavrar, dişlerini de kullanarak yanlarına dudaklarıyla bastırır. Buna "yanlarını ısırma" denir.

(3). Hadım devam etmesi istendiğinde sıkıca kapalı dudaklarıyla lingamın dibine kadar bastırır ve sonra dışarı doğru çeker. Buna "dışarı çekme" denir.

(4). Devam etmesi istendiğinde lingamı ağzına daha çok alarak dudaklarıyla bastırır ve sonra dışarı çıkarırsa buna "içeri bastırma" denir.

(5). Lingamı elinde tutarak alt dudağı öper gibi öperse buna "öpme" denir.

(6). Öptükten sonra diliyle her yanına dokunur ve dilini lingamın sonuna kadar gezdirirse buna "ovma" denir.

(7). Aynı şekilde lingamın yarısını ağzına alıp, sert bir şekilde öpüp, emerse buna "mango meyvesini emme" denir.

(8). Ve son olarak erkeğin onayıyla hadım tüm lingamı ağzına alır ve yutacakmış gibi sonuna kadar bastırır. Buna "yutma" denir.

Vurma, tırmalama ve diğer şeyler de bu çeşit birleşmede yapılabilir.

Opariştaka ayrıca iffetsiz ve şehvet düşkünü kadınlar, hizmetçiler ve evli olmayıp köpükleme ile geçinenler tarafından da uygulanır.

Açaryalara (yani eski ve saygıdeğerlere) göre opariştaka bir erkeğin değil bir köpeğin işidir çünkü bayağı bir uygulama olup Kutsal Kitabın emirlerine aykırıdır.

Ayrıca erkeğin kendisi, lingamını hadımların ve kadınların ağzıyla ilişkiye soktuğu için acı çeker. Ama Vatsyayana'ya göre Kutsal Kitabın emirleri zevk kadınlarıyla olanları etkilemez ve opariştakanın uygulanmasını sadece kadınların evli olması durumunda yasaklar. Erkeğin zararı ise kolayca tedavi edilebilir.

Doğu Hindistan'da insanlar opariştaka uygulayan kadınlarla birlikte olmazlar. Ahiçatra halkı bu kadınlarla birlikte olur ama ağızla ilgili bir şey yapmazlar.

Saketa halkı bu kadınlarla her çeşit ağız ilişkisinde bulunurken Nagara halkı ağız dışındaki şeyleri uygularlar.

Şurasena ülkesinin (Jumna'nın güney kesimi) insanları çekinmeksizin her şeyi uygularlar. Çünkü kadınların tabiat itibarıyla temiz olmadıklarını, hiç kimsenin kadınların karakterleri, saflıkları, tavırları, yaptıkları, surları ya da konuşmaları hakkında emin olamayacağını söylerler.

Bununla birlikte kadınlar bu sebeple bırakılamazlar çünkü saf olarak niteledikleri dinsel kurallar bir ineğin memesinin sağılma sırasında temiz olduğunu söyler. Oysa Hindular bir ineğin ve buzağının ağzının pis olduğunu düşünürler. Bir köpeğin avlarken ısırdığı geyik temizdir, ama dokunduğu yemek çok pis kabul edilir.

Bir kuşun ağaçtan düşmesine sebep olduğu meyve temiz kabul edilirken kargaların ve öteki kuşların yediği şeyler pis kabul edilir. Bir kadının ağzı cinsel ilişki sırasında öpüşme gibi şeyler için temizdir. Vatsyayana tüm bunların aşkla ilgili olduğunu, herkesin ülkesinin geleneklerine ve kendi isteğine göre davranması gerektiğini söyler.

Bu konuya ilişkin bazı özlü sözler vardır:

"Bazı erkeklerin hizmetkârları efendileriyle ağız seksi yaparlar. Bu birbirlerini iyi tanıyan bazı yurttaşlar arasında da yapılır. Haremdeki bazı kadınlar şehvetli oldukları zaman, birbirlerinin yonilerine ağız seksi uygularlar. Yoniyi öpme ağzı öpme gibidir. Bir erkekle kadın birbirlerine ters yani birinin başı diğerinin ayaklarına gelecek şekilde yatarlarsa buna "karga birleşmesi" denir."

Böyle uygulamalar için zevk kadınları iyi niteliklere sahip, açık görüşlü ve zeki erkekleri bırakıp, köleler ve fil sürücüleri gibi düşük seviyeli kişilere bağlanırlar. Opariştaka yani ağız seksi hiçbir zaman bilge bir Brahman, devlet işi gören bir rahip ya da iyi bilinen bir erkek tarafından yapılmamalıdır. Çünkü bu uygulama Şastralar tarafından serbest bırakılsa da, yapılması için bir neden yoktur ve yalnızca özel durumlarda uygulanmalıdır.

Örneğin köpek etinin tadı, gücü ve sindirimsel nitelikleri tıp kitaplarında geçer ama bu, bilge kişilerin yemesini gerektirmez. Aynı şekilde bu uygulamalardan yararlanabilecek bazı yerler, erkekler ve zamanlar vardır. Bu yüzden bir erkek yere, zamana ve uygulanacak ilişkiye, ayrıca kendi doğasına uygun olup olmadığına dikkat etmelidir.

Sonra şartlara göre bu ilişkileri uygulayabilir ya da uygulamayabilir. Bunlar gizlice yapıldığından ve erkeğin aklı kaypak olduğundan bir insanın belirli bir zamanda bir amaç için ne yapacağı nasıl bilinebilir ki.

Kadın Erkeğin Yerinde « Cinsel Birleşmeye Dair

Bir kadın âşığının devamlı birleşme sonucu yorulduğunu görünce, tutkusunu tatmin etmeden, erkeğin izniyle onu sırtüstü yatırmalı ve onun rolünü oynayarak yardımcı olmalıdır. Bunu ayrıca âşığının merakım tatmin etmek ya da yenilik isteğiyle yapabilir.

Bunu yapmanın iki yolu vardır; birincisinde birleşme sırasında dönüp âşığının üstüne çıkar ve zevki bozmadan birleşmeye bu şekilde devam eder; ikincisinde ise baştan itibaren erkeğin rolünü üstlenir. Bu durumda saçlarından çiçekler sarkarak ve kesik kesik nefes alarak sevgilisinin göğsünü göğüsleriyle bastırır ve sık sık başını eğerek erkeğin daha önce yaptıklarını tekrar eder.

Yumrukla şaka yapar ve erkeğe "sen beni yatırdın, uzun birleşmeden yoruldun, şimdi de ben seni yatıracağım" der. Sonra çekingenliğini, yorulduğunu ve birleşmeyi kesmek istediğini belirtir. Böylece bir erkeğin rolünü üstlenir.

Bir erkeğin kadına zevk vermek için yaptığı her şeye "erkeğin yaptıkları" denir. Bunlar şöyledir:

Kadın yatakta yatar ve erkeğin muhabbetine dalmışken erkek kadının giysisinin kuşağını çözer. Kadın karşı koyarsa öpücüklerle onu susturur. Lingamı kalkmışken kadının çeşitli yerlerini ellemeli ve yavaşça vücudunun çeşitli yerlerini ovmalıdır. Kadın çekingen ise ve ilk kez birlikte oluyorlarsa, erkek ellerini kadının sıkıştırmış olacağı kalçalarının arasına, eğer çok genç bir kız ise hemen elleriyle kapatacağı göğüslerine, koltuk altlarına ve boynuna koymalıdır.

Kadın görmüş geçirmiş birisiyse uygun olan her şeyi yapar. Bundan sonra saçlarını okşar, öpmek için çenesini yukarı kaldırır. Kadın eğer bir genç kız ise utanıp gözlerini kapatır. Erkek kadının hareketlerinden neyin hoşuna gidip gitmediğini anlamalıdır.

Suvarnaba'ya göre bir erkek birleşme sırasında kadına kendisinin en çok hoşlandığı şeyleri yapıyorsa, her zaman kadının baktığı yerlere bastırmaya da dikkat etmelidir.

Kadınların zevk ve tatmin olduklarına dair işaretler şunlardır: Vücudu gevşer, gözlerini kapar, utangaçlığını bir tarafa atar, iki organı alabildiğine yaklaştırmaya çalışır.

Öte yandan, zevk alma isteğinin ve tatmin olamamasının işaretleri şunlardır: Kafasını sallar, erkeğin kalkmasına izin vermez, kendisini reddedilmiş hisseder, erkeği ısırır, tekmeler ve erkek bittiği halde hareket etmeye devam eder. Böyle durumlarda erkek kadının yonisini birleşmeden önce eli ve parmaklarıyla ovmalı (aynı filin hortumuyla ovduğu gibi), yumuşadıktan sonra lingamını kadının içine koyarak devam etmelidir.

Erkeğin yapacağı şeyler şunlardır:

İleriye doğru hareket etme.
Sürtünme ya da çalkalama.
Delme.
Ovma.
Bastırma.
Yumruk atma.
Domuz yumruğu.
Boğa yumruğu.
Serçe oyunu.

(1). Organlar uygun olarak ve doğrudan bir araya geldiğinde buna organı "ileriye doğru hareket ettirme" denir.

(2). Lingam elde tutulup yoninin içinde döndürüldüğünde buna "çalkalama" denir.

(3). Yoni alçaltılıp, üst kısmına lingamla vurulduğunda buna "delme" denir.

(4). Aynı şey yoninin aşağı kısmına yapıldığında buna "sürtme" denir.

(5). Yoniye uzun süre lingamla bastırılırsa buna "bastırma" denir.

(6). Lingam yoniden biraz uzakta tutulup sonra güçlü bir şekilde vurulduğunda buna "yumruk atma" denir.

(7). Lingam yoniye sürtüldüğünde buna "domuz yumruğu" denir.

(8). Yoninin iki tarafına da sürtülürse buna "boğa yumruğu" denir.

(9). Lingam yoniden dışarı çıkartılmaksızın ileri geri hareket ettirilirse buna "serçe oyunu" denir. Bu birleşmenin sonunda olur.

Bir kadın erkeğin rolünü üstlendiğinde yukarıdaki dokuz harekete ek olarak şunları da yapmalıdır:

Maşa.
Topaç.
Salıncak.

(1). Kadın lingamı yonisinin içinde tutar, içeriye ittirir, bastırır ve içinde uzunca bir süre bekletirse buna "maşa" denir.

(2). Birleşme sırasında kadın tekerlek gibi dönerse buna "topaç" denir. Bu yalnızca uygulamayla öğrenilebilir.

(3). Böyle bir durumda erkek vücudunun üstünü kaldırıp kadın orta kısımlarını döndürürse buna "salıncak" denir.

Kadın yorulduğunda alnını âşığınınkine dayayıp organların birleşmesine engel olmadan dinlenmeli, kadın dinlendiğinde erkek dönüp birleşmeyi tekrar başlatmalıdır.

Bu konuya ilişkin bazı özlü sözler vardır: "Bir kadın kapalı olup duygularını gizli tutsa da, bir erkeğin üstüne çıktığında tüm aşkını ve tutkusunu gösterir. Bir erkek kadının karakterinden hangi durumda olduğunu ve neden hoşlandığını anlamalıdır. Aylık belirli günlerindeki bir kadın, kapalı tutulmuş bir kadın ve şişman bir kadın erkeğin rolünü oynamamalıdır."

Vurma ve Seslere Dair « Cinsel Birleşmeye Dair

Aşkın çelişkili ve ayrılığa eğimli olmasından dolayı cinsel birleşme, bir kavganın ardından yapılabilir. Tutkuyla vurma noktaları vücudun özel yerleridir:

Omuzlar.
Baş.
Göğüslerin arası.
Sırt.
Jagana, yani vücudun orta kısmı.
Yan taraflar.

Dört türlü vurma vardır:

Elin tersiyle vurma.
Parmakları biraz bükerek vurma.
Yumrukla vurma.
Elin içiyle vurma.

Sebep olduğu acıdan dolayı vurma ıslık gibi bir ses çıkartır. Bu sesler sekiz çeşittir:

Hin sesi.
Yıldırım sesi.
Kumru sesi.
Ağlama sesi.
Put sesi.
Pat sesi.
Süt sesi.
Plât sesi.

Bu seslerin yanı sıra, "anne" gibi anlamlı sözcükler de söylenebilir; bunlar yasaklama, yeterlilik, özgürlük arzusu, acı ya da övgü ifade ederler. Bu seslere ara sıra güvercin, guguk kuşu, yeşil güvercin, papağan, bal arısı, serçe, flamingo, ördek ve sığırcık sesleri de eklenebilir.

Yumruk darbeleri kadın erkeğin kucağında otururken sırtına uygulanmalıdır. Erkek bunu abartmışsa kadın kızarak yumrukla yanıt verir ve kumru sesi ve ağlama sesi çıkartır. Birleşme sırasında kadının göğüslerinin ortasına elin tersiyle, önce yavaş ve sonra artan uyarılmaya uygun olarak birleşme bitene kadar vurulur.

Bu sırada Hin sesi ve diğerleri alışkanlıklara göre, hangisi istenirse çıkartılabilir. Erkeğin Pat sesi çıkartırken, elini biraz bükerek kadının kafasına vurmasına Prasritaka denir. Bu duruma uygun sesler kumru sesi, Pat sesi ve ağzın içinde çıkartılan Put sesi ve birleşmenin sonunda iç çekme ve ağlama sesidir. Pat sesi yarılan bir bambunun sesi taklit edilerek çıkartılır.

Put sesi suya düşen bir şeyin çıkardığı sestir. Bütün bunlar sırasında öpüşme ve benzeri şeyler başladığında kadın ıslık gibi bir ses çıkartarak karşılık verir. Uyarılma sırasında kadın vurulmaya alışkın değilse, sürekli, "anne," "baba" sözcüklerinin yanı sıra iç çekme, ağlama ve yıldırım sesiyle karışık olarak yasaklama, yeterlilik, özgürlük arzusunu dile getirir. (Aşk sanatını iyi bilen bir erkek, birleşme sırasında kadınların nasıl birbirlerinden farklı iç çekmeler ve sesler çıkardığını da bilir. Bazı kadınların sevgiyle konuşulmaktan, bazıları şehvetli davranışlardan, bazıları kötü konuşmaktan hoşlanır vs. Bazı kadınlar kendilerini zevke bırakıp sessizce gözlerini kapatırlar, bazıları büyük gürültü yaparlar, bazıları da neredeyse yok olmuş gibi çekilirler. Büyük sanat, kadınlara en büyük zevki neyin verdiğini ve kadınların en çok nelerden hoşlandıklarını araştırmaktır}

Birleşmenin sonlarına doğru, kadının göğüslerine, jaganasına ve yanlarına açık elin içiyle birleşme bitene kadar kuvvetle bastırılır ve birleşmenin ardından bıldırcın, kaz sesine benzeyen sesler çıkartılır.

Bu konuya ilişkin iki adet özlü söz vardır: "Erkekliğin karakteristiklerinin kabalık ve şiddetten ibaret olduğu; zayıflık, hassaslık, duyarlılık ve hoşa gitmeyen şeylerden uzaklaşma eğiliminin ise kadınlığın belirgin işaretleri olduğu söylenir. Tutkunun uyarılması ve garip alışkanlıklar bazen yukarıda bahsettiklerimize aykırı şeylere yol açabilir, ama bu durum uzun sürmez ve sonunda doğal duruma yeniden dönülür."

"Göğüse kama, başa makas, yanaklara kavrayıcı bir alet ve göğüsler ve yanları sıkıştıracak bir şey dört vuruş modeli daha oluşturur; böylece toplam sekiz çeşit vuruş olur. Ama bu aletlerle vuruş güney bölgesinin insanlarına hastır ve bu aletlerin bıraktığı izler kadınların göğüslerinde görülür. Her ne kadar bölgeye has gariplikler olsa da Vatsyayana'ya göre acı veren, barbarca, alçaltıcı ve tekrarlamaya değmeyecek bir uygulamadır.

Aynı şekilde bir bölgeye has garipliklerin her zaman her yere uyarlanması gerekmez ve uygulandıkları yerlerde bile aşırılıklara izin verilmemesi gerekir. Bu zararlı uygulamalardan bazıları şunlardır: Pançalas Kralı, zevk kadını Madavasena tarafından birleşme sırasında kama kullanılarak öldürülmüştür. Kuntalas Kralı Şatakarni Şatavahana bir makasla büyük Kraliçesi Malayavati'nin hayatına son vermiştir ve sarhoş bir dansçı kızın sürtme aletini yanlış kullanması Naradeva'nın elini yaralamıştır."

Bu konuya ilişkin iki özlü söz daha vardır:

"Bunların ne birer birer sayılabilecek adları ne de belirli kuralları vardır. Bir kere birleşme başladığında, tutku tek başına vücudun bütün hareketlerini yönlendirir."

"Böyle tutkulu davranışlar ve âşıkane davranışlar cinsel ilişki sırasında birdenbire ortaya çıkarlar ve tanımlanamazlar ve düşler gibi düzensizdirler. Beşinci dereceden harekete ulaşmış olan bir at, körlemesine bir hızla yoldaki çukurları, hendekleri ve durak yerlerini görmeksizin koşturur; birleşmenin sıcaklığında tutkuyla körleşen âşıklar da aynı şekilde davranırlar ve büyük bir şiddetle, aşırılıklara hiç dikkat etmeksizin devam ederler. Bu nedenle aşk sanatını ve kendi gücünü iyi bilen, aynı zamanda da hassas ve şiddetli olan ve genç kadınların gücünü de iyi bilen birisinin bunlara uygun davranması gerekir. Değişik birleşme çeşitleri her zaman ve herkes için geçerli değildir; yalnızca uygun zamanlarda ve uygun yerlerde uygulanabilirler."