Kamasutra hakkında herşey

Öpüşmeye Dair « Cinsel Birleşmeye Dair

Kucaklaşma, öpüşme, abanma ve tırnak ya da parmakla tırmalamanın belirli bir zamanı ve sırası yoktur. Ama genelde, bunların hepsinin cinsel birleşmeden önce yapılması gerekir; vurma ve değişik sesler çıkarma ise birleşme sırasında yapılır. Bununla birlikte Vatsyayana sevginin zaman ve sıra dinlemeyeceğini, herhangi bir şeyin her an yapılabileceğini söyler.

Ama ilk birleşmede, öpüşmenin ve yukarda bahsettiğimiz şeylerin abartılmadan uygulanması gerekir; uzun sürmesi gerekmez ancak sırayla yapılması uygun olur. Sonraki birleşmelerde bütün bunlar değiştirilebilir; ılımlılık gerekmez, uzun sürebilir ve yakılan aşk ateşi gerektiriyorsa uygulanabilir.

Öpüş alanları şunlardır: Alın, gözler, yanaklar, boyun,

göğüs, memeler, dudaklar ve ağzın iç kısmı. Lat halkı bunlara ek olarak, kalçanın kıvrımlarını, kolları ve göbeği de öperler. Vatsyayana, bu tarz öpüşlerin onların sevgilerinin yoğunluğundan kaynaklandığını ama, sadece Lat halkına özgü olduğunu herkesin uygulamasına uygun olmadığını söyler.

Bir genç kız için üç tür öpüş vardır:

1. Tüy öpüşü.
2. Çarpıntılı öpüş.
3. Dokunmak öpüş.

(1). Genç kız, sadece, dudaklarını sevgilisinin dudaklarına dokundurur, başka hiçbir şey yapmaz. Bu öpüşe "tüy öpüşü" denir.

(2). Utangaçlığını bir kenara bırakan genç kız, kendi ağzına bastıran dudaklara karşılık vermek ister. Bunun için alt dudağını kullanır, üst dudağını hareket ettirmez. Bu öpüşe "çarpıntılı öpüş" denir.

(3). Genç kız sevgilisinin dudağına diliyle dokunur; gözlerini kapatır ve ellerini erkeğin ellerine bırakır. Bu öpüşe "dokunmalı öpüş" denir.

Başka yazarlar dört çeşit öpüş daha tarif ederler: Düz öpüş. Eğilerek öpüş. Çevirerek öpüş. Abanarak öpüş.

(1). İki sevgilinin dudakları doğrudan birbiriyle temas eder. Bu öpüşe "düz öpüş" denir.

(2). Sevgililerin başı birbirlerine doğru eğilir ve öpüş sırasında bu durumda kalır. Bu öpüşe "eğilerek öpüş" denir.

(3). Sevgililerden biri, diğerinin kafasını ve çenesini tutarak kendisine çevirir ve öper. Bu öpüşe "çevirerek öpüş" denir.

(4). Alt dudağa hissedilir şekilde bir kuvvet uygulanır. Bu öpüşe "abanarak öpüş" denir.

"Kuvvetle abanarak öpüş" denen bir öpüş türü daha vardır. Bu öpüşte alt dudak iki parmakla tutulur ve ardından dil temas halindeyken dudakla büyük bir kuvvetle abanılır.

Öpüşmelerde, diğerinin dudaklarını ilk kimin öpeceğine dair bahse girilebilir. Kadın kaybederse, ellerini sallayarak sevgilisini uzak tutup bağırıyormuş gibi yapması gerekir. Ardından erkeğe, "Başka bir bahse tutuşalım" der.

Eğer ikinci defa kaybederse iki kat üzülmüş gözükmeli ve sevgilisi kendisini serbest bırakmışken ya da uyurken alt dudağını emmesi ve kaymayacak biçimde dişleriyle tutması gerekir. Sonra da gülmeli, gürültü patırtı yapmalı, erkekle alay etmeli, dans etmeli ve şakacı bir biçimde hoşlandığı şeyleri söylemeli, kaşlarını oynatmak ve gözlerini döndürmeli.

Bunlar öpüşmeyle bağlantılı bahisler ve atışmalardır, ama benzer şekilde abanmaya, tırnak ya da parmakla tırmalamaya, ısırmaya, vurmaya da uygulanabilir. Bununla birlikte bunların hepsi, yoğun bir tutku yaşayan erkek ve kadına özgüdür.

Bir erkek kadının üst dudağını öper ve kadın da onun alt dudağını öperek karşılık verirse bu öpüşe, "üst dudak öpüşü" denir.

Sevgililerden birisinin, ötekinin dudaklarını kendinin-kilerinin arasına almasına "kenetlemeli öpüş" denir. Bir kadının böyle öpmesi için erkeğin bıyıksız olması gerekir. Eğer bu öpüşme sırasında taraflardan biri diliyle, ötekinin dişlerine, ağzına ve damağına dokunursa buna "dil savaşı" denir. Aynı şekilde, biri dişleriyle ötekinin ağzına da bastırabilir.

Vücudun öpülen kısımlarına ve uygulanan öpüşlerin türüne göre öpüşler dört çeşittir. Ölçülü, dokunuş halinde, bastırarak ve yumuşak.

Bir kadın, uyuyan sevgilisinin yüzüne bakar ve öperse bu onun istek ve tutkusunun yoğunluğunu gösterir. Buna "aşk ışığı öpücüğü" denir.

Bir kadın, sevgilisi bir işle meşgulken, başka bir şeye bakarken ya da onunla atışırken, erkeği öpüp dikkati üzerine çekerse buna "akılçelen öpüş" denir.

Eve geç gelen sevgili, yatağında uyuyan sevgilisini öperse, bu onun isteğini gösterir. Bu öpüşe "uyandırma öpüşü" denir. Böyle bir durumda kadın sevgilisi eve geldiği anda uyuyormuş gibi yaparak, erkeğin niyetini ve ona ne kadar saygı duyduğunu anlayabilir.

Birisinin, sevdiğinin aynadaki, sudaki ya da duvardaki aksini öpmesine "niyeti gösteren öpüş" denir.

Birisinin, sevdiğinin önünde, kucağında oturan bir çocuğu, bir resmi, bir eşyayı öpmesine "aktarmalı öpüş" denir.

Tiyatroda ya da kast üyelerinin toplantısında, erkek, ayakta duran kadının el parmaklarından birini, oturan kadının ayak parmaklarından birini öper. Benzer şekilde kadın, sevgilisinin vücudunu köpüklerken tutkusu tahrik olmuşçasına yüzünü erkeğin kalçalarına dayar ve erkeğin kalçasını ya da ayak ucunu öper. Bu tür öpüşe "gösteriş öpüşü" denir.

Bu konuya ilişkin olarak şöyle bir özlü söz vardır:

"Sevgililerden biri diğerine ne yaparsa, aynı şekilde karşılık vermeli öteki. Kadın öperse erkek de öpmeli, kadın vurursa erkek de vurmalı."

Isırmaya Dair « Cinsel Birleşmeye Dair

Üst dudak, ağzın içi ve gözler dışındaki her yer öpülebilir ve ısırılabilir. İyi dişlerin şu özellikleri taşıması gerekir: Bütün dişler birbirine eşit olmalı, hoşa giden bir parlaklığı olmalı, uygun oranda boyanabilmeli, kırık olmamalı ve uçları keskin olmalı.

Öte yandan diş etlerinden fırlamış olma, yumuşak, büyük ve aralı olma diş kusurlarındandır.

Aşağıdakiler değişik türden ısırmalardır:

Gizli ısırış.
Kabartan ısırış.
Nokta.
Nokta dizisi.
Mercan ve inci.
İnci dizisi.
Çözülen bulut.
Boğa ısırışı.

(1). Isırma, yalnızca derinin aşırı kızarmasından belli oluyorsa buna "gizli ısırış" denir.

(2). Deriyi her iki yandan bastırarak yapılan ısırışa "kabartan ısırış" denir.

(3). Derinin küçük bir kısmı yalnızca iki dişle ısırılmışsa buna "nokta" denir.

(4). Derinin küçük bir kısmı bütün dişlerle ısırılırsa buna "nokta dizisi" denir.

(5). Diş ve dudakla birlikte yapılan ısırışa 'mercan ve inci" denir. Dudak mercan, diş incidir.

(6). Bütün dişlerle yapılan ısırışa "inci dizisi" denir.

(7). Bir daire üzerinde birbirine benzemeyen izler bırakan ve dişler arasındaki boşluğun kopukluk olarak gözüktüğü ısırışa "çözülen bulut" denir. Bu göğüslere uygulanır.

(8). Birbirine yakın çok geniş bir dizi oluşturan ve kızarık kesiklikleri olan ısırışa "boğa ısırışı" denir. Bu göğüslere ve omuzlara uygulanır.

"Çözülen bulut" ve "boğa ısırışı" yoğun tutkulu insanlara özgüdür.

"Gizli ısırış", "kabartma ısırış" ve "nokta" alt dudağa uygulanır. "Kabartma ısırış" ve "mercan ve inci" yanağa uygulanır. Öpme, tırnaklarla bastırma ve ısırma sol yanağın süsleridir; bundan sonra yanak dediğimizde sol yanak anlaşılmalıdır. "Nokta dizisi" ve "İnci dizisi"nin her ikisi de gerdana, koltuk altına ve kalçaların birleşme yerlerine uygulanır.

Bir alnı mücevheri, bir küpe, bir demet çiçek, bir fındık yaprağı, tırnaklarla veya ısırmayla bırakılan bir iz üzerinden çok zaman da geçmiş olsa, sevilen kadına aitse, zevk arzusunun işaretleridir.

Böylece ısırma bölümü son bulur.

Bir erkeğin, ülkenin değişik bölgelerinden kadınlarla sevişmelerinde yapması serbest şeyler şunlardır.

Merkezi bölgelerin (yani Ganj ve Jumna arası) kadınlarının karakterleri soyludur. Utandırıcı uygulamalara alışkın değildirler, tırnaklarla bastırma ve ısırmadan hoşlanmazlar.

Balhika bölgesinin kadınları vurmayla kazanılırlar.

Avantika kadınları müstehcen zevklere düşkün olup duydukları zevki arttıracak hiçbir şeyden kaçınmazlar.

Maharaştra kadınları altmış dört sanatın uygulamalarına düşkündür. Birçok bölgede ağza alınmayan en açık saçık kelimelerle konuşur, kendileriyle aynı şekilde konuşulmasından da hoşlanırlar. Zevk tutkuları en yüksek düzeydedir.

Pataliputra (şimdiki Patna) kadınlarının doğası Maharaştra kadınlarınınkiyle aynıdır. Ama bunlar hoşlandıklarını açık açık değil gizlice yaparlar.

Dravida bölgesinin kadınları, cinsel zevk sırasında okşansa ve bastırılsa da, çok az gelirler, yani birleşmeleri çok yavaştır.

Vanavasi kadınları tutkularında ölçülüdür. Zevkin her türlüsünü denerler. Vücutlarını örtmekte çok hızlı davranırlar. Kaba, açık saçık sözcüklerden iğrenirler.

Avanti kadınları Öpüşmekten, tırnakla iz bırakmaktan ve ısırmaktan nefret ederler ama, değişik türden cinsel birleşmelere düşkündürler.

Malvva kadınları kucaklaşmadan ve öpüşmeden hoşlanırlar ama yaralamadan hoşlanmazlar; vurmayla kazanılırlar.

Abhira kadınları ve İndus ve Beş Irmak (yani Pancap) kadınları opariştaka yani ağız seksiyle kazanılırlar.

Aparatika kadınları tam tutkuludur ve yavaşça "Sit" sesi çıkarırlar.

Lat kadınları çok daha tutkuludur ve "Sit" sesini de çıkarırlar.

Stri Rajya ve Koşola (Oude) kadınlarının tutkuları tam anlamıyla şiddetlidir, boşalınca bol miktarda gelirler; tutku ve kudretlerini arttırıcı ilaçlar alırlar.

Audra kadınlarının vücutları narindir, zevk doludur; şehvetli zevklere düşkündürler.

Ganda kadınlarının da vücutları narindir ve konuşmaları tatlıdır.

Suvarnanaba sonuçta, birisinin doğasına uygun olanı kabul etmesinin bütün ülkenin kabul ettiğini benimsemesinden daha uygun olduğunu söyler. Böyle durumlarda bunlara ülkenin gariplikleri olarak bakılmaması gerekir. Bir ülkedeki değişik zevkler, giysiler ve sporlar zaman içinde başka ülkelerce ödünç alınmışsa bu durumda bunların asıl ait olduğu ülkeye göre değerlendirilmesi gerekir.

Yukarıda anılanlar arasında, kucaklaşma, öpüşme vs. önce tutkuyu arttırmak için yapılır; sonra da yalnızca eğlence ve değişiklik için yapılması gerekir.

Bu konuya ilişkin olarak şöyle bir özlü söz vardır: "Bir erkek bir kadını kuvvetle ısırdığında, kadının kızması ve iki kat kuvvetle aynısını yapması gerekir. Yani "nokta"ya "nokta dizisi"yle, "nokta dizisi"ne "çözülen bulut"la karşılık verilir. Eğer kadın çok kızmışsa erkekle bir aşk kavgasına tutuşması gerekir.

Böyle bir durumda kadının, âşığını saçlarından kavrayarak kafasını aşağı eğmesi ve alt dudağını öpmesi gerekir; ve bunların sonunda da zevkten kendinden geçmiş bir halde gözlerini kapatması ve erkeği değişik yerlerinden ısırması gerekir. Gündüzleri ve halka açık gezinti yerlerinde bile, kadının âşığı ona, vücudunu mahvettiği yolunda herhangi bir işaret yaparsa kadının bunun karşısında gülümsemesi gerekir.

Sonra erkeği azarlıyormuşçasına yüzünü çevirmesi, erkeğin vücudunda bıraktığı izlere kızgın kızgın bakarak ona bunu göstermesi gerekir. Erkek ve kadının böyle birbirlerinin hoşuna gidecek şekilde davranması, yüz yıl geçse bile aşklarının azalmasını önleyecektir."

Kadın Erkeğin Yerinde « Cinsel Birleşmeye Dair

Bir kadın âşığının devamlı birleşme sonucu yorulduğunu görünce, tutkusunu tatmin etmeden, erkeğin izniyle onu sırtüstü yatırmalı ve onun rolünü oynayarak yardımcı olmalıdır. Bunu ayrıca âşığının merakım tatmin etmek ya da yenilik isteğiyle yapabilir.

Bunu yapmanın iki yolu vardır; birincisinde birleşme sırasında dönüp âşığının üstüne çıkar ve zevki bozmadan birleşmeye bu şekilde devam eder; ikincisinde ise baştan itibaren erkeğin rolünü üstlenir. Bu durumda saçlarından çiçekler sarkarak ve kesik kesik nefes alarak sevgilisinin göğsünü göğüsleriyle bastırır ve sık sık başını eğerek erkeğin daha önce yaptıklarını tekrar eder.

Yumrukla şaka yapar ve erkeğe "sen beni yatırdın, uzun birleşmeden yoruldun, şimdi de ben seni yatıracağım" der. Sonra çekingenliğini, yorulduğunu ve birleşmeyi kesmek istediğini belirtir. Böylece bir erkeğin rolünü üstlenir.

Bir erkeğin kadına zevk vermek için yaptığı her şeye "erkeğin yaptıkları" denir. Bunlar şöyledir:

Kadın yatakta yatar ve erkeğin muhabbetine dalmışken erkek kadının giysisinin kuşağını çözer. Kadın karşı koyarsa öpücüklerle onu susturur. Lingamı kalkmışken kadının çeşitli yerlerini ellemeli ve yavaşça vücudunun çeşitli yerlerini ovmalıdır. Kadın çekingen ise ve ilk kez birlikte oluyorlarsa, erkek ellerini kadının sıkıştırmış olacağı kalçalarının arasına, eğer çok genç bir kız ise hemen elleriyle kapatacağı göğüslerine, koltuk altlarına ve boynuna koymalıdır.

Kadın görmüş geçirmiş birisiyse uygun olan her şeyi yapar. Bundan sonra saçlarını okşar, öpmek için çenesini yukarı kaldırır. Kadın eğer bir genç kız ise utanıp gözlerini kapatır. Erkek kadının hareketlerinden neyin hoşuna gidip gitmediğini anlamalıdır.

Suvarnaba'ya göre bir erkek birleşme sırasında kadına kendisinin en çok hoşlandığı şeyleri yapıyorsa, her zaman kadının baktığı yerlere bastırmaya da dikkat etmelidir.

Kadınların zevk ve tatmin olduklarına dair işaretler şunlardır: Vücudu gevşer, gözlerini kapar, utangaçlığını bir tarafa atar, iki organı alabildiğine yaklaştırmaya çalışır.

Öte yandan, zevk alma isteğinin ve tatmin olamamasının işaretleri şunlardır: Kafasını sallar, erkeğin kalkmasına izin vermez, kendisini reddedilmiş hisseder, erkeği ısırır, tekmeler ve erkek bittiği halde hareket etmeye devam eder. Böyle durumlarda erkek kadının yonisini birleşmeden önce eli ve parmaklarıyla ovmalı (aynı filin hortumuyla ovduğu gibi), yumuşadıktan sonra lingamını kadının içine koyarak devam etmelidir.

Erkeğin yapacağı şeyler şunlardır:

İleriye doğru hareket etme.
Sürtünme ya da çalkalama.
Delme.
Ovma.
Bastırma.
Yumruk atma.
Domuz yumruğu.
Boğa yumruğu.
Serçe oyunu.

(1). Organlar uygun olarak ve doğrudan bir araya geldiğinde buna organı "ileriye doğru hareket ettirme" denir.

(2). Lingam elde tutulup yoninin içinde döndürüldüğünde buna "çalkalama" denir.

(3). Yoni alçaltılıp, üst kısmına lingamla vurulduğunda buna "delme" denir.

(4). Aynı şey yoninin aşağı kısmına yapıldığında buna "sürtme" denir.

(5). Yoniye uzun süre lingamla bastırılırsa buna "bastırma" denir.

(6). Lingam yoniden biraz uzakta tutulup sonra güçlü bir şekilde vurulduğunda buna "yumruk atma" denir.

(7). Lingam yoniye sürtüldüğünde buna "domuz yumruğu" denir.

(8). Yoninin iki tarafına da sürtülürse buna "boğa yumruğu" denir.

(9). Lingam yoniden dışarı çıkartılmaksızın ileri geri hareket ettirilirse buna "serçe oyunu" denir. Bu birleşmenin sonunda olur.

Bir kadın erkeğin rolünü üstlendiğinde yukarıdaki dokuz harekete ek olarak şunları da yapmalıdır:

Maşa.
Topaç.
Salıncak.

(1). Kadın lingamı yonisinin içinde tutar, içeriye ittirir, bastırır ve içinde uzunca bir süre bekletirse buna "maşa" denir.

(2). Birleşme sırasında kadın tekerlek gibi dönerse buna "topaç" denir. Bu yalnızca uygulamayla öğrenilebilir.

(3). Böyle bir durumda erkek vücudunun üstünü kaldırıp kadın orta kısımlarını döndürürse buna "salıncak" denir.

Kadın yorulduğunda alnını âşığınınkine dayayıp organların birleşmesine engel olmadan dinlenmeli, kadın dinlendiğinde erkek dönüp birleşmeyi tekrar başlatmalıdır.

Bu konuya ilişkin bazı özlü sözler vardır: "Bir kadın kapalı olup duygularını gizli tutsa da, bir erkeğin üstüne çıktığında tüm aşkını ve tutkusunu gösterir. Bir erkek kadının karakterinden hangi durumda olduğunu ve neden hoşlandığını anlamalıdır. Aylık belirli günlerindeki bir kadın, kapalı tutulmuş bir kadın ve şişman bir kadın erkeğin rolünü oynamamalıdır."

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy